Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/8773 E. 2017/5703 K. 25.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/8773
KARAR NO : 2017/5703
KARAR TARİHİ : 25.10.2017

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/10/2015 tarih ve 2014/1801-2015/863 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalılar tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi ile sigortalanan emtianın davalıların sahibi/sürücüsü olduğu araç ile 12.07.2013 tarihinde Ümraniye’den …’ya nakliyesi esnasındaki sallantılar sırasında devrilip zarar gördüğünü, varma yerinde düzenlenen tutanakta da hasarın sevkiyat anında gerçekleştiğinin ifade edildiğini, davalılardan …’nun BK. 49.maddesi uyarınca, diğer davalı …’nun ise BK 66. maddesi ve KTK 85. maddesi uyarınca meydana gelen hasardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, davalılar aleyhine başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek davanın kabulü ile borçlunun itirazının iptali ve takibin devamı, davalının %20 icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar; taşıma yapmak için emtianın olduğu yere gidildiğini, kamyonun kapaklarını açıp malı kamyona yüklettiğini, hatta 200,00 TL yükleme parasını da kendisinin verdiği, taşınır malın başında malı satan firma yetkilerinden kimsenin bulunmadığını, varma yerine geldiğine alıcı firmanın emtia devrilmiş ve hasar görmüş olduğundan teslim almaya yanaşmadığını, tüm kusurun kendilerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalılardan …’nun taşıyıcı; diğer davalı …’nun ise araç sürücüsü olduğu ve davaya konu hasarın meydana geldiği taşımayı gerçekleştirdikleri, emtianın yüklenmesi sırasında hasarlı olduğuna dair belge yada ihtirazi kayıt olmadığı, varma yerinde düzenlenen 12.07.2012 tarihli tutanakta hasarın … – … arasında sevkivat anında olduğunun tahmin edildiğinin ifade edildiği, bu tutanakta sürücü …’nun da imzasının bulunduğu, davacının malın satıcı/gönderen firma tarafından özenle yüklendiğini beyan ettiği, yapılan tespite göre hasarın hatalı yükleme bağlama ve sabitlemeden kaynaklı olarak meydana geldiği, bu durumda gönderenin yükleme ve sabitlemeden sorumlu olduğu gibi sürücü ve taşıyıcının da malın emniyetle taşınmasından sorumlu olduğu ve TBK 52. maddesi uyarınca müterafik kusurun söz konusu olduğu, göndericinin %40 taşıyıcının %60 oranında kusurlu olduklarını kabulünün hakkaniyete uygun olduğu, sürücü olarak yardımcı eleman niteliğinde bulunan …’nun sadece sürüşünden kaynaklanan hatadan ötürü daha az kusurlu olduğu ve buna göre taşıyıcı için %60 olarak belirlenen kusur oranının %30’undan diğer davalı taşıyıcı … ile birlikte müteselsilen sorumluluğunun bulunduğu, gerçek zararın 11.049,25 TL olarak hesaplandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle, … İcra Müdürlüğünün 2013/1687 sayılı takibe yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin 6.629,55 TL üzerinden, 1.988,87 TL’lik kısmının her iki davalı yönünden müştereken ve müteselsilen kalanın miktar için ise de davalı … yönünden takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle devamına, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı ve fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalılar temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar … ve …’nun tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, nakliyat emtia sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminatın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davadışı sigortalıya ait makine davalılarca taşınmış olup, dosya kapsamında bulunan tutanak, ekspertiz raporu ve diğer belgelere göre varma yerinde emtianın hasarlı olduğu ve hasarın hatalı yükleme, bağlama ve istif hatasından kaynaklandığı anlaşılmaktadır. 6102 sayılı TTK’nin 863/1. maddesine göre, “sözleşmeden, durumun gereğinden veya ticari teamülden aksi anlaşılmadıkça; gönderen, eşyayı, taşıma güvenliğine uygun biçimde araca koyarak, istifleyerek, bağlayarak, sabitleyerek yüklemek ve aynı şekilde boşaltmak zorundadır”.
Somut olayda, davalılar taşıma hizmeti veren aracın maliki ile sürücüsü olup cevap dilekçelerinde açıkça yükleme yerine gidip taşımaya konu makineyi kamyona yüklettiklerini, malı satan firma yetkililerinden kimsenin orada bulunmadığını, yükleme ücretini de kendilerinin ödediğini beyan etmiş ve yüklemenin kendileri tarafından yapıldığı yönünde ikrarda bulunmuşlardır. 6100 sayılı HMK 188. madde düzenlemesine göre, tarafların mahkeme önünde ikrar ettikleri vakıalar çekişmeli olmaktan çıkar ve ispatı gerekmez. Maddi bir hatadan kaynaklanmadıkça da ikrardan dönülemez. İkrar, ikrar eden taraf aleyhine kesin delil teşkil eder. Artık, lehine ikrar yapılan taraf ikrar edilen vakıa için delil göstermek ve o vakıayı ispat etmekle yükümlü değildir. Bu durumda; davalılar tarafından yüklemenin kendileri tarafından yapıldığı, yükleme ücretinin de kendileri tarafından ödendiği ikrar edilmiş olup, söz konusu beyanlarının da maddi bir hatadan kaynaklandığı iddia ve ispat olunmadığına göre, hatalı yükleme, bağlama ve istif hatasından kaynaklandığı anlaşılan hasardan dolayı gönderene izafe edilebilecek bir kusur olmadığı, kusurun tümüyle davalılara ait olduğu ve taraflar arasında bölüştürülemeyeceği dikkate alınmaksızın, yükleme ve sabitlemeden sorumluluğun gönderene ait olduğu davalıların da %60 oranında müterafık kusurlu olduğu sonucuna varılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar … ve …’nun temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 338,86 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan müştereken ve müteselsilen alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 25/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.