Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2017/3021 E. 2017/12907 K. 01.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/3021
KARAR NO : 2017/12907
KARAR TARİHİ : 01.11.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, işyeri ve konut dokunulmazlığını ihlal , mala zarar verme,suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, suç eşyasının satın alınması,

HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat Mersin Cumhuriyet Savcısı

Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Mahkemece sanık …’ün yokluğunda açıklanan hüküm, mernis’te kayıtlı bulunan adresine 30.05.2016 tarihinde tebliğ edilmiş ise de; sanığın talimat mahkemesince alınan savunmasında, … sokak… Esenyurt/İstanbul adresini ikamet adresi olarak beyan etmesine rağmen sanığın savunmasında bildirdiği adresine gerekçeli karar tebliğ edilmeden mernis’te kayıtlı bulunan adresine tebliğ işleminin yapıldığı,bu nedenle sanığın yokluğunda verilen hükmün tebliği için çıkarılan tebligatın usülüne uygun olmadığı, 28.04.2016 tarihli mahkumiyet kararının sanığın bilinen en son adresinde yöntemine uygun şekilde, bilinen adresinde tebliğ yapılamıyorsa, varsa güncel mernis adresine usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi; Başka suçtan Mersin Kapalı Cezaevinde hükümlü olan sanık …’a gerekçeli kararın tebliğinde 5271 sayılı CMK’nın 35/3. maddesine uygun şekilde okunup anlatıldığına dair tebligat evraklarında kayıt bulunmadığı, sadece okumak, almak suretiyle tebliğ ettiğine dair evrakın bulunduğu, mahkemenin 28.06.2014 tarihli kararının sanık …’a CMK’nın 35/3. maddesi uyarınca tebliğ edilmesi; sanık …’ın yokluğunda verilen hükmün sanığın hem duruşmada beyan ettiği hem de aynı zamanda mernis olan adresine tebliğe çıkarıldığı, hükmün 24.05.2016 tarihinde “aynı adreste ikamet eden kardeşi … ……” imzasına tebliğ edildiği, elektronik ortamda UYAP-MERNİS’ten alınan nüfus kayıt örneği incelendiğinde tebligatın yapıldığı tarih itibarıyla sanığın kardeşi … …’ın 16 yaşında olduğu,açıklanan nedenlerle tebliğin usulsüz olduğunun anlaşılması karşısında, sanık …’a gerekçeli kararın tebliğine ilişkin belge varsa eklenmesi,bulunmaması halinde ise yasa yol ve yöntemini gösterir biçimde gerekçeli kararın adı geçene tebliğ edilmesi; sanık … müdafii Av….’nın 17.07.2016 tarihli dilekçesi ile mahkemeye verdikleri 29.04.2016 havale tarihli süre tutum dilekçesinde gerekçeli kararın kendilerine tebliğini talep ettiklerini, ancak mahkemece gerekçeli kararın sehven sanık … müdafii olan ve dosyada vekaletnamesi bulunan Avukat … ve Avukat …’a tebliğ edildiğini ve kendilerine tebliğ edilmediğini belirttiği, dosyanın incelenmesinde sanık … müdafii olarak Avukat …’nın duruşmalara kabul edildiği,ancak gerekçeli kararın sehven Avukat … yerine sanık … müdafiileri Avukat … ve Avukat …’a 17.05.2016 ve 25.05.2016 tarihinde tebliğ edildiklerinin anlaşılması karşısında; gerekçeli hükmün sanık … müdafii Avukat …’ya tebliğ edilmesi ve tebligat ilmühaberleri ile birlikte verilmesi halinde gerekçeli temyiz dilekçeleri de eklendikten sonra bu konuda ek tebliğname düzenlenmesi,
2-Yargıtay C.Başsavcılığı’nın 2016/358895 sayı ve 07.03.2017 tarihli tebliğnamesinde yalnızca o yer Cumhuriyet Savcısı’nın altın ve araçların müsaderesi talebi ile ilgili olarak tebliğnamede görüş bulunduğu; sanıklar …, …, …,…, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, suça sürüklenen çocuk …, …, …, … hakkında verilen mahkumiyet kararlarına yönelik ve katılan … vekilinin sanık … hakkında suç eşyasının satın alınması suçundan verilen beraat kararı, sanık … hakkında örgüt üyeliği suçundan verilen beraat kararı ile sanıklar … ve … hakkında verilen mahkumiyet kararlarına karşı verilen cezaların az olması nedeniyle aleyhe olarak yapmış olduğu temyiz talebi ile ilgili görüş bulunmadığı, ayrıca sanık … müdafiinin 02.06.2016 havale tarihli dilekçesi ile hükmü temyiz ettiği, sanık …’ün ise 06.06.2016 havale tarihli dilekçesi ile hükmü temyiz ettiği, ancak tebliğnamede sanık …’ün 06.062016 tarihli temyiz dilekçesi ile ilgili görüş bulunmadığı, sanık … müdafiinin 02.05.2016 havale tarihli dilekçesi ile hükmü temyiz ettiği, sanık …’un ise 12.05.2016 havale tarihli dilekçesi ile hükmü temyiz ettiği, ancak tebliğnamede sanık …’un 12.05.2016 tarihli temyiz talebi ile ilgili görüş bulunmadığı, sanık … müdafiinin 27.05.2016 tarihli dilekçesi ile ile hükmü temyiz isteminde bulunduğu, ancak sanık müdafiinin temyiz talebi ile ilgili olarak tebliğnamede görüş bildirilmediğinin anlaşılması karşısında, belirtilen eksikliklerin giderilip bu konuda ek tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 01/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.