Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2017/163 E. 2017/9791 K. 27.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/163
KARAR NO : 2017/9791
KARAR TARİHİ : 27.11.2017

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.

K A R A R

Dava, davacının 01.03.1995 – 18.5.2008 tarihleri arasında davalı işverene ait iş yerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının davalı şirkete ait 16162.63 sicil no.lu iş yerinde 01/06/1999-31/12/2000 tarihleri arasında sigortasız çalıştırıldığı, ancak hizmetin geçtiği yılın sonu ile davanın açıldığı 23/09/2008 tarihleri arasında 506 sayılı yasanın 79/10. Maddesi uyarınca 5 yıllık hakdüşürücü sürenin geçmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizin, 28/05/2013 tarih ve 2013/5840-10992 E.K. sayılı bozma ilamı üzerine, varılan bu sonuç, usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı işverence, davacı adına işe giriş bildirgesinin verilmediği, davacının davalı işverene ait işyerinden hiç çalışmasının bildirilmediği, dava konusu olan döneme ilişkin bordroların mevcut olduğu, dinlenen bordro tanıkların bir kısmının davacının davalı şirkette bir dönem çalıştığını ara sıra da başka otobüs firmalarında muavinlik yaptığını beyan ettiği fakat mahkemece bu sürelerin somutlaştırılmadığı, bazı tanıkların ise davacının benden sonra girip benden önce çıktı şeklindeki beyanlarının olduğu fakat bu ifadelerinde somutlaştırılmadığı, dairemiz bozması sonrası komşu işyeri araştırması yapılıp komşu işyeri çalışanları veya sahiplerinin dinlenmediği, ayrıca isimli bordro tanığının bozma öncesi davalı tanığı olarak verdiği ifadesi ile bozma sonrası bordro tanığı olarak verdiği ifadesinde çelişkinin giderilmediği, bordro tanıklarından yalnızca birinin ifadesinin hükme esas alındığı anlaşılmaktadır.
…/…

Yapılacak iş, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, bordro tanığı bozma öncesi ve sonrası ifadesi arasındaki çelişkiyi gidermek, gerektiğinde bordro tanıklarını da huzura alarak tanık beyanları arasındaki çelişkiyi gidermek ve bordro tanıklarının ifadelerini somutlaştırarak gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 27.11.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.