Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2015/33402 E. 2017/18179 K. 14.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/33402
KARAR NO : 2017/18179
KARAR TARİHİ : 14.11.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Taraflar arasındaki, kıdem tazminatı ile fazla mesai ücreti, ücret alacağı, yıllık izin ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 14/11/2017 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat ….(…) geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işverenlikte 11/09/2000 tarihinde uzun yol şoförü olarak maaş ve sefer başına ödenen yol harcırahı uygulaması ile çalışmaya başladığını, ancak son dönemlerde yol harcırahı sefer üzerinden aylar geçtikten sonra ödenmeye başlandığını, bunun yanında harcırahı düşük olan seferlere gönderilmeye başlandığını, bütün bu nedenlerden dolayı müvekkilinin iş akdini haklı olarak 01/11/2013 tarihinde feshettiğini, çalışma saatlerinin 08.00 de başlayıp işin durumuna göre 22:00 bazen 24:00 arasında değiştiğini, uzun yol şoförü olması nedeniyle uzun yola çıktığı zamanlar 05:00 da başlayıp 24:00’a kadar çalışmak zorunda olduğunu, özellikle uzun yol yolculuklarında sadece uyumak ve yemek ihtiyaçları için mola verdiğini, konaklama imkanı sağlanmadığından araç içinde uyumak zorunda kaldığını ancak fazla mesai alacaklarının ödenmediğini, yine birçok maaşının eksik yattığını, yıllık izinlerini kullanmadığını, çalıştığı süre boyunca ayda en fazla iki gün haftalık tatili yapıp diğer hafta tatillerinde çalıştığını, resmi bayram ve genel tatil sürelerinde çalıştığını, davalı işverenliğe alacaklarının ödenmesi konusunda ihtarname gönderdiğini ancak herhangi bir ödemenin yapılmadığını iddia ederek kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, ulusal bayrama ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti, yıllık ücretli izin ve ücret alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığından davanın öncelikle zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının iddialarının gerçek dışı ve mesnetsiz olduğunu, müvekkili işverenlikte 11/09/2000 tarihînde tır şoförü olarak çalışmaya başladığını 07/01/2011 tarihinde kendi isteğiyle iş akdini sonlandırarak işten ayrıldığını, daha sonra tekrar 21/04/2011 tarihinde çalışmaya başlayarak 01/11/2013 tarihinde kendisine verilen görevi yerine getirmeyerek iş yerini terk ettiğini buna ilişkin tutanak tutulduğunu, kendisinin telefonla aranmasına rağmen savunma vermediğini ve iş başı yapmadığını, her iki dönemde de kendi isteğiyle ayrıldığı için hak etmiş olduğu kıdem tazminatı alacağının bulunmadığını, davacıya yapmış olduğu sefer başına verilen paranın ücret değil yol harcırahı olduğunu, sefer primi manasını taşımadığını, bu harcırahın yolda yapılan konaklama, yeme-içme gibi ihtiyaçlar için verildiğini, araç içinde uyuyup uyumamasının kendi insiyatifinde olduğunu, bordro örneklerinden de anlaşılacağı üzere davacının aldığı en son net maaşın 1.200,00 TL olduğunu, yine davacının sadece yemek ve uyku dışında sürekli araç kullanmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bir insanın günlük araç kullanabileceği sürenin belli olduğunu bunun dışında araç kullanmanın imkansız olduğunu, ayrıca davacının yurt dışındayken çalışabileceği sürelerin yönetmelik hükümleri ile düzenlendiğini, söz konusu hükümlere aykırı olarak çalışmanın imkansız olduğundan fazla mesai yaptıkları yönündeki beyanlarının gerçek dışı olduğunu, çalıştığı dönemlerde tüm yılık izinlerini kullandığını, kullanmadığı yıllık izinlerine karşılık ücretlerinin ödendiğini, uluslararası tır şoförlerinin seyahatten döndükten sonra bir sonraki seyahate kadar istirahatli olarak kabul edildiklerinden dolayı kullanmadığı yıllık izin varsa dahi söz konusu istirahatin izin olarak sayılması gerektiğini, davacının yurt dışında bulunduğu sürece Avrupa da pazar günleri araçların kesinlikle hareket etmesinin yasak olduğunu bu nedenle haftasonu çalışmanın söz konusu olmadığını, yine yurtdışında ise bulunduğu ülkenin, yurt içinde ise Türkiye’nin resmi ve dini tatillerinde kural olarak çalışmadığını, imzalı maaş bordrolarında da anlaşılacağı üzere tüm maaşlarım eksiksiz ve tam aldığını, söz konusu davanın hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsiz olduğunu açıklayarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkeme, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanarak davacı işçinin çalıştığı süreye ve kıdemine göre herhangi bir neden yokken iş akdini feshetmesi hayatın olağan akışına aykırı olduğu, işçilik ücretlerinin zamanında ödenmemesi, işçi bakımından haklı bir fesih nedeni olduğu, tüm dosya kapsamından davacı işçinin iş akdini kıdem tazminatını hak edecek şekilde haklı olarak feshettiği, davacının kıdeme esas hizmet süresinin 11/09/2000-07/01/2011 ve 21/04/2011-01/11/2013 tarihleri arasında 12 yıl 10 ay 5 gün olduğu, davacının bordroda yazılı sabit brüt ücreti konusunda taraflar arasında bir ihtilaf söz konusu olmadığı, davacının aylık sabit ücretine ek olarak sefer başı ücret aldığı, ayda ortalama 2 yurt dışı seferi yaptığı, sefer başı aldığı ücretler dikkate alınmak suretiyle yeminli tanık beyanları da göz önünde bulundurularak taleple bağlılık ilkesi gereğince işçinin brüt 4.000,00 TL ücret aldığının tespit edildiği, incelenen Ekim ayı maaşının ödenmiş olduğu tespit edildiği, her ne kadar davacı tarafça hafta tatili isteminde bulunulmuş ise de, dinlenen tanık beyanlarından çalışmanın haftanın altı günü olduğu, bir gün izin kullanıldığının anlaşıldığı, fazla mesai ve genel tatil ücretlerinden %30 hakkaniyet indirimi yapıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut uyuşmazlıkta; davacı işçinin fazla çalışma ücreti alacağına hak kazanıp kazanmadığının açıklığa kavuşturulması gereklidir.
Davacı davalı işyerinde tır şoförü olarak çalışmıştır. Hükme dayanak bilirkişi raporunda tanık beyanlarına dayanarak davacının yılda 3 ay yurtiçinde çalıştığı kabul edilerek bu dönem için fazla çalışma alacağının hesaplandığı görülmüştür.
Oysa ki ön inceleme safhasında taraf vekilleri davacının yurtiçi mi yoksa yurtdışı mı çalıştığı hakkında beyanlarını bildireceklerini açıklamış, takip eden celsede de davacı vekilinin yurtdışı çalışan olduğuna ilişkin beyan dilekçesini ibraz ettiği tutanağa geçirilmiş, UYAP kayıtlarından da davacı vekilince sunulduğu anlaşılan 29.05.2014 tarihli dilekçede davacının yurtdışı çalışan olduğunun açıklandığı ve bu konudaki davalının yazılı beyanında da aynı yönde açıklamanın yapıldığı görülmüştür.
Bu durumda, tarafların davacının yurtdışı seferlerde çalışan olduğuna ilişkin açıklama ve ikrarları karşısında tanık beyanlarına dayanılarak aksi yönde bir saptama yapıp fazla çalışma ücreti hesaplanması yerinde değildir. Açıklanan durum karşısında fazla çalışma ücreti alacağının reddi gerekirken kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 1.480.00 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14/11/2017 gününde oybirliği ile karar verildi.