YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/14277
KARAR NO : 2017/14465
KARAR TARİHİ : 02.11.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı 3. kişi vekili, müvekkilline ait işyerinde haciz işleminin yapıldığını, hacze konu menkul malların müvekkiline ait olduğunu,müvekkilinin borçlu ile hiçbir ilgi ve bağının olmadığını açıklayarak istihkak iddiasının kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı borçlu; haciz yapılan taşınmazın mülkiyetinin kendisine ait olduğunu, davacı ile birlikte çalıştığını, hacze konu mahcuzların kendisine ait olduğunu açıklayarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacı ve borçlular … Ltd Şti ile … arasında organik bağ bulunduğu, bu kişilerin birlikte hareket ederek alacaklılar zararına hareket ettikleri gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Dosyada yer alan bilgi ve belgelerin tetkikinde; davalı alacaklı vekilinin 28.05.2014 tarihinde Mahkemeye sunduğu dilekçe ile ödeme nedeni ile dosyanın infaz edildiğini, davanın konusuz kaldığını belirtmiş olup, dosya ekinde gönderilen… 27. İcra Müdürlüğü’nün 2012/ 23473 sayılı takip dosyasının incelenmesinde alacaklı vekilinin 3.4.2013 tarihli talebi ile; haricen tahsil nedeni ile hacizlerin fekkini istediği, aynı tarihli karar ile İcra Müdürlüğü’nce hacizlerin kaldırılmasına karar verildiği, dosyanın infazen işlemden kaldırıldığı anlaşılmıştır.
Bu sebeple, davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmek ve 6100 sayılı HMK’nun 331. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerinin takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İK’nun 366. ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 02.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.