YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/8695
KARAR NO : 2017/6116
KARAR TARİHİ : 13.11.2017
MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 4. Tüketici Mahkemesi’nce verilen 01/12/2015 tarih ve 2013/1608-2015/1860 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 05/12/2011 tarihinde davalı bankadan 60 ay vadeli 320.000 TL bedelli konut finansman kredisi kullandığını, müvekkilinden 2.400 TL proje komisyonu ve 750 TL diğer masraflar adı altında toplam 6.600 TL tahsil edildiğini, davalı bankanın davacı tacir olmadığı ve satın aldığı gayrimenkulde ticari amaçlı olmadığı halde krediyi taksitli ticari kredi olarak nitelendirdiğini, davalı bankanın yaptığı tahsilatların haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, davalının davacıdan usul ve yasaya aykırı şekilde proje komisyonu ve diğer masraflar adı altında tahsil ettiği 1.000 TL’nin, davalının kâr payı (faiz) adı altında tahsil ettiği 1.000 TL’nin, davalının KKDF adı altında tahsil ettiği 1.000 TL’nin, davalının BSMV adı altında tahsil ettiği 1.000 TL’nin, davalı bankanın ticari kredi olarak nitelendirerek müvekkilini uğrattığı ve diğer tüm zararlarının toplamı olan 1.000 TL’nin ticari faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın görevsiz mahkemede açıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, uyuşmazlığın davacı ile davalı banka arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesine dayalı olarak davacıya kullandırılan ticari kredi nedeni ile davacıdan tahsil edilen dosya masrafına ilişkin olduğu, taraflar arasında 6502 sayılı Yasa’nın 22. maddesi kapsamında tüketici kredisinden kaynaklanan bir ilişki bulunmadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin niteliğine göre olaya özel yasa hükümlerinin uygulanmayacağı, uyuşmazlığa genel hükümlere göre genel mahkemelerde bakılması gerektiği gerekçesiyle görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı deliller ile gerektirici sebeplere 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Yasa dava açıldıktan sonra yürürlüğe girmiş olup uyuşmazlıkta uygulanması gereken mülga 4077 sayılı yasa hükümlerine göre de Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli bulunması karşısında sonucu itibariyle doğru olan kararın onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA,Tüketici Mahkemelerinde tüketici tarafından açılan davalar harçtan muaf olduğundan davacıdan harç alınmasına yer olmadığına, 13/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.