Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2017/3555 E. 2017/26765 K. 04.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/3555
KARAR NO : 2017/26765
KARAR TARİHİ : 04.12.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, kararın nitelik ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanık hakkında 30.12.2009 tarihinde verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 16.02.2010 tarihinde kesinleştiği, bu tarihten sonra ise, sanığın dolandırıcılık suçunu işlemesi nedeniyle hükmün açıklanmasına karar verilmiş ise de; hükmün açıklanmasına neden olan Ankara 19.Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/537-1179 E-K sayılı dosyasında suç tarihinin 2010 yılı olarak gösterildiği, ancak bu dosyadaki şikayet tarihinin 08.01.2010 olup suç tarihinin açıklanacak hükümden önce olması nedeniyle hükmün açıklanmasına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
2-Hükmün açıklanmasına neden olan kasıtlı suçun, TCK’nın 157/1. cümlesi uyarınca hükmolunan dolandırıcılık olması, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümlerinin yeniden düzenlenmesi ve TCK’nın 157/1 maddesi kapsamındaki dolandırıcılık suçunun uzlaştırma kapsamına alınması karşısında, dolandırıcılık suçu yönünden, uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak, anılan hüküm yönünden uzlaştırma işleminin olumlu sonuçlanmış olması durumunda, sanığın denetim süresinde işlediği başkaca kasıtlı suçlardan mahkum olup olmadığı tespit edilip sonucuna göre, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesi zorunluluğu,
3-Kabule göre de; tehdit suçu bakımından; 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253.maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1 maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu, TCK’nın 125/1. maddesi kapsamında hakaret
suçu yönünden ise, uzlaşma önerisinin yapıldığı tarihte 5271 sayılı CMK’nın 253/3.maddesinde engel bulunduğu gözetilerek, yeni düzenleme karşısında bu suç yönünden de uzlaşma önerisinde bulunulması gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7.maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, (1) ve (2) maddeler dışında diğer yönler incelenmeksizin HÜKÜMLERİN, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 04.12.2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.