YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/15739
KARAR NO : 2014/22835
KARAR TARİHİ : 06.11.2014
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, …, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine,
Davacı kurum ise, iş kazası geçiren … e yapılan tedavi ile bağlanan gelirin peşin değerinin ödeme ve tahsis onay tarihinden itibaren davalılardan kusurları oranında tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, dava davacı … yönünden kesinleşmiş olduğundan karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir.
Hükmün davacı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, iş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, iş kazasına uğrayan sigortalı tarafından açılan maddi ve manevi tazminat davası ile birlikte açılan SGK’nun açtığı rücu davası, Dairemizin bozma ilamına uyularak tefrik edilmiştir. Ancak bozma ilamı ve tefrik kararından önce, davalılar tarafından temyiz edilen dosyada, davacı sigortalı tarafından açılan maddi ve manevi tazminat talebi kabul edilmiş ve davacı sigortalı da bu kararı temyiz etmemiştir. Bozma ilamı üzerine verilen 05.03.2013 tarihli mahkeme kararında, bu nedenle “2001/36 Esas sayılı dosyasında, 17/06/2010 tarihinde verilen karar, davacı … yönünden kesinleşmiş olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına ” hükmedilmiştir. Diğer bir anlatımla davacı sigortalının , davalılar …, … ve … Plastik… Ltd. Şti hakkında açtığı dava, bozmadan önceki mahkeme kararında kabul edilmiştir. Bu durumda davalılar
…, … ve … Plastik… Ltd. Şti. Yararına avukatlık ücretine hükmedilmemesi gerekirken bu hususun gözardı edilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesindeki 1086 sayılı Kanun’un temyize dair hükümlerinin uygulanmasının gerektiğine ilişkin düzenleme karşısında, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 4. 5. ve 6. bentlerinin hükümden çıkarılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
06.11.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.