Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/4021 E. 2017/6100 K. 13.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/4021
KARAR NO : 2017/6100
KARAR TARİHİ : 13.11.2017

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/10/2015 tarih ve 2014/415-2015/279 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 2012/25195 sayılı “…” ibareli marka tescil başvurusuna müvekkili adına tescilli ve tanınmış “…” ve “…” esas unsurlu markalarına dayanılarak yapılan itirazın davalı Kurumun YİDK’nca nihai olarak reddedildiğini, ancak “…” eki ile “…” ibaresinin ayırt ediciliğinin bulunmadığını, markaların benzerliği nedeniyle başvurunun tescili halinde iltibasın doğacağını, işletmeler arasında bağlantı kurulacağını, davalı şirkete ait işaretin müvekkilinin seri markalarından sanılacağını, davalı şirketin haksız kazanç sağlamasına, müvekkilinin ise zarar görmesine sebep olacağını, itirazın reddedilmesinin 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesinin yanısıra 8/4. maddesine de aykırılık taşıdığını ileri sürerek TPE YİDK’nun 201-M-10074 sayılı kararının iptalini, tescili halinde davalı şirket markasının hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, taraf şirketlere ait işaretlerin farklı olduğunu, iltibas tehlikesinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, başvuruya konu işaret ile davacının itirazına dayanak yaptığı markaların 30. sınıf malları kapsadığı, işaretler arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b bendi anlamında iltibas tehlikesi ve karıştırılmaya yol açacak derecede benzerlik bulunduğu gerekçesiyle TPE YİDK’nun 2014-M-10074 sayılı kararının iptalini, başvuruya konu marka tescil edilmediğinden hükümsüzlük istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPE vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı TPE vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı TPE vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 13/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.