Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2015/12261 E. 2017/12177 K. 21.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/12261
KARAR NO : 2017/12177
KARAR TARİHİ : 21.11.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık,işyeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I-Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde;
Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun mala zarar verme suçundan eylemine uyan TCK’nın 151/1, 31/2. maddelerinde öngörülen cezaların miktar ve nev’i itibariyle tabi olduğu TCK’nın 66/1-e, 66/2, 67/4. maddeleri uyarınca hesaplanan 6 yıllık zamanaşımının, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 17/07/2012 tarihi itibariyle durduğu ve suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde işlediği kasıtlı suçtan dolayı verilen hükmün kesinleşmiş olması karşısında, denetim süresi içerisindeki suç işlendiği 01/11/2012 günü yeniden işlemeye başladığı nazara alındığında, dava zamanaşımının suç tarihi 17/11/2010 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
II-Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
1-Suça sürüklenen çocuğun, Yeni Sanayii Sitesi Çarşı camii içerisindeki depodan ses cihazı, telsiz mikrofon ve bıçak çalması şeklindeki eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-a maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suçun nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek aynı Kanun’un 142/1-b maddesi gereğince uygulama yapılması,
2-Müştekinin, olaydan 1 gün önce yatsı namazından sonra camiyi kilitleyip ayrıldığını, ertesi gün öğlen namazı için geldiğinde hırsızlığı farkettiğine dair beyanı ile suça sürüklenen çocukların akşam saatlerinde suça konu yere girdiklerini bildirmeleri karşısında ; suça sürüklenen çocuklardan suç saatinin ayrıntılı olarak sorulup belirlenmesinden sonra suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yazılı şekilde, suçun gece vakti işlendiği kabul edilerek TCK’nın 143/1. ve 116/4 maddeleri uyarınca hüküm kurulmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
3- Suç tarihi itibariyle 12-15 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nın 31/2. maddesi uyarınca işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamadığı veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği hususunda işyeri dokunulmazlığını bozma suçu bakımından da uzman hekim raporu alınması gerektiği gözetilmeyerek sadece hırsızlık suçundan alınan rapor ile yetinilmesi,
4-İşyeri dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan 02/04/2012 tarihli ilk hükümde, TCK’nın 119/1-c maddesi uygulanmadan sonuç ceza olarak 5 ay hapis cezasına hükmedildiği halde, açıklanan hükümde 10 ay hapis cezasına hükmedilmesi,
5-Adli sicil kaydına göre, daha önce hapis cezasıyla mahkum edilmeyen suça sürüklenen çocuk hakkında işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan hükmolunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı TCK’nın 50/3. maddesi uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasındaki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinde yasal zorunluluk bulunduğu gözetilmeden yazılı biçimde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 21/11/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.