YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/3080
KARAR NO : 2017/14659
KARAR TARİHİ : 07.11.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 07.11.2017 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacılar vekili Av. … ve karşı taraftan Vakıflar Genel Müdürlüğü vekili Av…. geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Asıl ve birleşen dava dilekçelerinde, davacıların Serbostanyan-ı…… Vakfı’nın galle fazlasına müstehak vakıf evladı olduklarının tespiti istenilmiş; mahkemece, davanın reddine dair verilen karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Vakfiyeler, vakıf davalarında birinci derecede delillerdir. (Akgündüz, Ahmet , İslam Hukukunda ve …Tatbikatında Vakıf Müessesesi, 1996, Sh. 428) Vakfiyeler, kadimden beri uygulandığı bilinmedikçe vakıf davalarında yazılı delil olarak kullanılamazlar. (Mecelle md.1739) Vakfiyelerin uygulanma şartı, bunların ifade ettikleri maddelerin sabit ve meşhur olmasıdır.
Veled kelimesinin çoğulu olan “evlad” ifadesi veled tabirinden farkı bulunan bir ifadedir. Evlad tabiri Türkçede tekil olarak kullanılır. Bu sebeple de “evlad” lafzı bir defa zikredilirse, sadece vâkıfın çocukları anlaşılmalıdır. (… sh.275) “Evlad” lafzı iki defa zikredildiğinde yani vâkıf, somut olaydaki gibi “evladı ve evlad-ı evladım” (çocuklarıma ve çocuklarımın çocuklarına) dediğinde, “veledime ve veledimin veledine” tabirinden farklı olarak, bu ifade bütün batınları içine alacaktır. Yani evlat kelimesi iki defa zikredilirse bütün çocukları kapsayacaktır. (Sungurbey, İsmet/Karinabadizâde, …, Eski Vakıfların Temel Kitabı,… 1978, sh 53-54; … Karinabadizade, Ahkamül Evkaf, Mesele 141; …, Tertibüs-Sunûf Fi Ahkâmil-Vukûf, Dersaadet 1337/1340, md. 644; Mardin, Ebül-Ulâ, Ahkâm-ı Evkaf, 1339-1340 Dersyılı Takrirleri,…,153. )
Dava konusu vakfın, 1228 hicri tarihli asıl ve 1230, 1232, 1237, 1238 hicri tarihli olmak üzere dört adet zeyl vakfiyesi bulunmaktadır. Vakfiyelerde galle fazlası, vakıf öldükten sonra “…mutlaka evladı ve evlad-ı evladım beynlerinde ale’s seviye taksim oluna” şeklinde ifade edilerek galle fazlası batın şartı, kız-erkek evlat ayrımı olmaksızın bütün evlatlar arasında eşit olarak dağıtılması şart kılınmıştır.
Aynı vakıfla ilgili olarak Yargıtay 18. Hukuk Dairesinin 26.04.2012 tarih 2012/3106-4630 sayılı ilamında; “Vakıflar Genel Müdürlüğü… Bölge Müdürlüğü’nün 01.03.2012 gün 1772 sayılı yazısından, tereddüt edilen konulara açıklık getirilip, 1228, 1230, 1232, 1237 ve 1238 hicri tarihli olmak üzere toplam beş adet zeyl vakfiye ile kurulmuş bulunan Serbostanyan-ı…… Vakfı ile ilgili düzenlenen evlat listesinin vakfın, vakıflar idaresince emaneten yönetildiği dönemde dikkate alınan evlat listesi olduğu ve bu listenin dosyada mevcut… 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1943/1232-1944/69 sayılı ilamına dayandığının bildirildiği anlaşıldığından,” denilerek davacıların galle fazlasına müstehak vakıf evladı oldukları yönündeki mahkeme kararı onandığına göre eldeki dosya davacılarının da iş bu vakfın evlat listesinde yer alan Hatice kızı … ve altsoyu ile soybağını, nüfus kayıtları ile ispat etmiş olduklarından asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı kabulüne karar verilmesi gerekirken vakfiyede yer alan “evladı ve evlad-ı evladım” tabiri hatalı yorumlanarak davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Davacılar vekilinin temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenle yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMKnın Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMKun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMKun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 07.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.