Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2016/6200 E. 2017/13180 K. 21.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/6200
KARAR NO : 2017/13180
KARAR TARİHİ : 21.11.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün temyiz incelenmesinde;
14.04.2011 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen ek 2. madde uyarınca doğrudan verilen 3.000 TL’ye kadar olan adli para cezalarından ibaret mahkumiyet hükümleri kesin olup, mala zarar verme suçundan tayin edilen 660 TL adli para cezasına ilişkin hükmün, cezanın türü ve miktarı itibariyle temyizi mümkün bulunmadığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince sanık … müdafiinin temyiz isteminin tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II-Hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;
İşyeri dokunulmazlığının ihlali suçu yönünden, sanığın tekrar suç işlemeyeceği yönünde kanaate ulaşılarak tayin edilen hapis cezasının ertelenmesine karar verildiği halde, bu sefer suç işlemeyeceği yönünde kanaate varılamadığından bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmediği belirtilmek suretiyle gerekçede çelişki yaratılmış ise de; suç tarihinden önce yürürlüğe giren 18.06.2014 tarih ve 6545 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/8. maddesi uyarınca denetim süresi içerisinde kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği düzenlendiğinden ve daha önce hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanığın denetim süresi içerisinde iş bu davaya konu suçları işlediği anlaşılmakla, CMK’nın 231. maddesinin uygulanma şartlarının bulunmadığı kabul edilerek yapılan incelemede;
Tanınmamak için tedbir alan sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/2. maddesinin (h) bendinin yanında aynı maddenin (f) bendini de oluşturduğu dikkate alınarak; hırsızlık suçundan temel ceza belirlenirken TCK’nın 61. maddesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşılması gerekirken yazılı şekilde alt sınırdan hüküm kurulması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasının TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerinden “b” bendinin çıkarılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21.11.2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.