Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2015/14055 E. 2017/15635 K. 27.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/14055
KARAR NO : 2017/15635
KARAR TARİHİ : 27.11.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tespit

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün hem davacı vekili hem de davalılardan … vekili taraflarından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR
Davacı vekili, dava konusu 978 ve 979 parsellerde davacı ve davalıların hissedar olduklarını, taşınmazın rızai taksim sonucu bölüşüldüğünü ancak, taraflar arasında derdest ortaklığın giderilmesi davası olduğunu, bu davaya dayanılarak taşınmazlar üzerindeki ev ve eklentileri ile depo ve barakaların mülkiyetinin davacı adına tespitini talep etmiştir.
Davalı … vekili; zeytinli tarla vasfındaki taşınmazlar üzerindeki zeytin ağaçlarının murisleri tarafından dikildiğini, taşınmaz üzerindeki yapıların davacı tarafından yapıldığını kabul etmediklerini, taşınmazın yasal yollarla yapılmadığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; davanın kısmen kabul kısmen reddine, 979 parsel yönünden davacının talebinden vazgeçmesi nedeniyle davanın reddine , 978 parsel yönünden ise kadastro bilirkişisinin 04.04.2014 tarihli raporunda A, B, C, D, E ve F harfleriyle gösterilen yapıların davacı tarafından meydana getirildiğinin, davacıya aidiyetinin tespitine, mülkiyetin tespiti isteminin reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olup davalılardan … vekili tarafından ise temyize cevap dilekçesiyle temyiz edilmiştir.
Dava; muhdesat tespiti isteğine ilişkindir.
1-Davacı ve Davalılardan … vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazları dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre yerinde görülmemiştir.
2-Muhdesatın tespiti davalarında davanın konusu (müddeabih) davalıların paylarına isabet eden muhdesat değeri (zemin bedeli hariç) olup; yargılama sonucunda hüküm altına alınacak nispi karar ve ilam harcının, yargılama giderlerinin ve taraflar yararına takdir edilecek vekalet ücretlerinin iş bu müddeabih esas alınarak hesaplanması gerekir. Yine dava konusu taşınmazın tapuda paylı mülkiyet şeklinde kayıtlı olması halinde tapudaki payları, elbirliği mülkiyeti şeklinde kayıtlı olması halinde ise miras payları göz önünde bulundurularak sorumlu tutulmaları gerekir.

Somut olayımızda dava konusu muhdesatların üzerinde bulunduğu iddia edilen 978 ve 979 parsel sayılı taşınmazlar, davacı murisi ile davalılar adına tapuda elbirliği mülkiyeti şeklinde kayıtlıdır. Davanın konusu ( müddeabih ) ise davalıların paylarına isabet eden muhdesat değeridir(zemin bedeli hariç). Buna göre, yargılama sonucunda hüküm altına alınan nispi karar ve ilam harcından, aynı şekilde 6100 s.lı HMK’nun 326/2. mad. uyarınca yargılama giderinden ve davacı yararına takdir edilen vekalet ücretinden her bir davalının elbirliği mülkiyeti söz konusu olması nedeniyle miras payları oranında sorumlu tutulmaları gerekirken, miras payları dikkate alınmaksızın müştereken ve müteselsilen davalılardan alınmasına karar verilmesi doğru olmamıştır.
Ne var ki bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden temyiz edilen hükmün HUMK’un 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün 2., 3., 4. ve 5. bentlerindeki “müştereken ve müteselsilen ”tabirinin çıkarılmasına, “payları gözetilerek” şeklinde düzeltilmesine Yerel Mahkeme hükmünün 1086 sayılı HUMK’un 438/7. fıkrası gereğince düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, davacı ve Davalılardan … vekilinin sair temyiz itirazlarının yukarıda 1.bentte açıklanan sebeplerle reddine, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 27.11.2017 tarihinde oy birliği ile karar verilmiştir.