YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3605
KARAR NO : 2017/6172
KARAR TARİHİ : 14.11.2017
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/11/2015 tarih ve 2014/45-2015/269 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili “…” markası için TPE’ye yaptıkları başvurunun “…” ibareli markanın mesnet gösterilerek reddedildiğini, bu karara itiraz ettiklerini, markaların benzer olmadığını, … kelimesinin mentollü sigaralar için sık kullanıldığını, müvekkilinin “…” markasının müvekkiline kazanılmış hak sağladığını ileri sürerek dava konusu YİDK kararının iptalini ve dava konusu markanın tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili; alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
Davalı şirket vekili; müvekkilinin “…” markasını tescil ettirdiğini, tescil edilmek istenen asıl unsurun … olduğunu, davacının … ibaresini içeren pek çok başvurusunun olduğunu, davacının müvekkiline ait markayı kendi markası içerisine almaya çalıştığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacının tescil ettirmek istediği marka ile davalının markaları arasında fonetik ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, davacının dava konusu “…” markası ile önceki markası “… …” aynı olmadığından kazanılmış hakkının söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava marka hükümsüzlüğü ve TPE YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. Dairemizin 2014/6540 Esas- 2014/15594 Karar sayılı kararda da benimsendiği üzere, “…” ibaresi mentollü sigaraları tanımlamak amacıyla da kullanılmakta olan ayırt ediciliği zayıf bir marka vasfındadır. Hal böyle olunca, davalı “…” markasına dayalı olarak “ …” kelimesinden türetilen marka tescillerine karşı itirazı üzerine 556 sayılı KHK 8/1-b bendi koşullarının da bu kapsamda değerlendirilmesi gerekmektedir. Mahkemece alınan bilirkişi raporu çoğunluk görüşünde davacının tescil talebinde bulunduğu “…” markası ile davalının “…” markasının karıştırılma ihtimalinin olmadığı da benimsenmiş olmasına rağmen, mahkemece rapordaki muhalif görüş benimsemek suretiyle davanın reddi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 14/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.