Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2017/13951 E. 2017/8384 K. 29.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/13951
KARAR NO : 2017/8384
KARAR TARİHİ : 29.11.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun soybağını değiştirme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Sanık … ….’ın evlilik dışı birlikteliğinden doğan kızını hakkındaki hükmün açıklanması geri bırakılan diğer sanık …..’in çocuğu gibi nüfusa kaydettirdiklerinden bahisle çocuğun soybağını değiştirme suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; dosya içinde mağdur …..’in MERNİS doğum tutanağının bulunmadığının anlaşılması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından doğum tutanağının getirtilerek doğum kaydı için kimin beyanda bulunduğunun ve beyanda bulunanın fiiline sanığın ne şekilde iştirak ettiğinin belirlenerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Üye …’ın değişik gerekçesi ve oybirliği ile 29.11.2017 tarihinde karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİDİR

Dairemizin 29/11/2017 tarih, 2017/13951 Esas, 2017/8384 Karar sayılı çoğunluk görüşüne aşağıdaki sebepten muhalifim.
Sanığın 5237 sayılı TCK’nın 231/1, 62/1 maddeleriyle 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Hükmün Açıklanması suretiyle kurulan Manisa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/05/2014 tarih 2014/206 Es 2014/459 Kr sayılı kararı usul ve yasaya aykırıdır.
Sanık hakkında aynı mahkemece 23/03/2010 tarih 2009/684 Es- 2010/190 Kr sayıyla verilen hükmün CMK’nun 231/6 ve devam maddeleri uyarınca açıklanmasına geri bırakıldığı anlaşılmaktadır.
Deneme devresi içinde sanık hakkında Manisa 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 05/02/2014 tarih 2013/451 Es 2014/94 Kr sayı ile 5237 sayılı TCK’nın 125/1, 4 ve 62/1, 52/1-2, maddeleri uyarınca doğrudan 1740 TL APC ile cezalandırılmasına ilişkin kesin olarak verilen hükme istinaden ilgili mahkemesine ihbarda bulunulduğu görülmüştür.
Kesin olarak verilen kararların olağan yargı yolu içinde temyiz incelenmesine konu edilmesi mümkün değildir. Ancak şartların varlığı halinde kanun yararına bozma suretiyle hukuka aykırılığın giderilmesi mümkündür. Dolayısıyla etkin bir yargısal denetime tabi olmayan kesin hükümlerin hükmün açıklanmasına dayanak alınması mümkün değildir. Bu durum iç hukukumuzun bir parçası olan İnsan Hakları ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Avrupa Sözleşmesinin 6/2. maddesine güvence altına alınan Masumiyet Karinesinin ihlali niteliğindedir.
Bu sebeblerle anılan mahkeme kararının bozulması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun görüşüne muhalifim. 29/11/2017