Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2015/25765 E. 2017/13486 K. 08.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/25765
KARAR NO : 2017/13486
KARAR TARİHİ : 08.11.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali,
mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
suça sürüklenen çocuk … müdafii

Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanık … hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlali, suça sürüklenen çocuk … hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin yapılan incelemesinde;
Sanık … hakkında Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/ 85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının da kapsam ve içerik itibarıyla infaz aşamasında mahallinde gözetilebileceğinden,bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, sanık … ile suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II-Sanık … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün yapılan incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık hakkında kurulan mala zarar verme suçundan suçundan hükümde, 5237 sayılı Yasa’nın 151/1. maddesine göre tayin edilen 4 ay hapis cezasından TCK’nın 62/1. maddesine göre 1/6 oranında indirim yapılırken ” 3 ay 15 gün ” hapis cezası yerine ” 3 ay 10 gün ” hapis cezasına hükmedilmesi,
2-T.C. Anayasa Mahkemesi’nin, TCK’nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’in temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından3 ay 15 gün hapis cezasına, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün” çıkartılması ile yerlerine “Sanık hakkında mala zarar verme suçu için 5237 sayılı Yasa’nın 151/1. maddesine göre tayin edilen 4 ay hapis cezasından 62/1 maddesine göre 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın ” 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,TCK’nın 53. maddesinin Anayasa Mahkemesi’nin 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı da gözetilmek suretiyle uygulanması suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III-Sanık … ve suça sürüklenen çocuk … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin yapılan incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık ve suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suça sürüklenen çocuk … yakalandığında, çalmış oldukları bozuk paraların evde olduğunu beyan ederek evden 34,00 TL bozuk parayı getirip kolluk görevlilerine teslim ettiği, sanık …’in iadeye yönelik karşı bir duruş sergilemediği, katılana kısmi iadeyi sağladıklarının anlaşılması karşısında, katılanın kısmi iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza gösterip göstermediği belirlendikten sonra sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168/1-4 maddesinin değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Sanık … hakkında hüküm kurulduğu sırada, TCK’nın 142/1-b, 143. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay olarak tayin edilen temel cezasından, TCK’nın 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapıldığı sırada 2 yıl 1 ay hapis cezası yerine 1 yıl 13 ay olarak eksik ceza tayin edilmesi,
3-Sanık … hakkında T.C. Anayasa Mahkemesi’nin, TCK’nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
4-T.C. Anayasa’sının 90. maddesinin son fıkrası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesi ışığında, 5271 sayılı CMK’nın 150, 234 ve 239. maddeleri ile 5320 sayılı Yasa’nın 13. maddesine dayanılarak hazırlanan, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 8. maddesi gereğince, baro tarafından görevlendirilen zorunlu müdafii ücretinin suça sürüklenen çocuktan tahsiline dair yazılı şekilde karar verilmek suretiyle Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’ye aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ile suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz sebepleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza bakımından sanık …’in kazanılmış hakların saklı tutulmasına, 08.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.