Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/3400 E. 2014/9926 K. 28.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/3400
KARAR NO : 2014/9926
KARAR TARİHİ : 28.05.2014

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/11/2013 tarih ve 2013/40-2013/218 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK’nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin …ibareli, 14, 18, 24 ve 25.sınıf emtiaları içeren, 15.09.1993/148410, 17.10.1994/156743, 04.05.1994/150433 ve 09.09.1996/178890 sayılı tanınmışlık vasfı bulunan markaların sahibi olduğunu, davalının 04.12.2009 tarihinde kötüniyetli biçimde müvekkili markaları ile iltibas oluşturacak ve bunların tanınmışlığından haksız yarar sağlayabilecek nitelikte …ibareli 9.sınıftaki “koruyucu giysiler, koruma ve can kurtarma amaçlı donanımlar; gözlükler, güneş gözlükleri, lensler ve bunların kutuları, kılıfları, parçaları ve aksesuarları” ürünlerini içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, 2009/64558 kod numarası verilen başvurunun Resmî Marka Bülteni’nde yayımlanması üzerine kötüniyet, tanınmışlık ve iltibas vakıalarına dayanarak gerçekleştirdikleri itirazların önce Markalar Dairesi ve nihai olarak da … YİDK tarafından 2012/M-2817 sayılı karar ile reddedildiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, başvurunun davalının seri markalarından biri olduğunun da söylenemeyeceğini iddia ederek, davalı başvurusunun tesciline dair YİDK kararının anılan mallar bakımından iptali ile tescil olunan markanın yine anılan ürünler bakımından hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkili şirketin, …esas unsurlu muhtelif tarihli, 09., 11., 21. ve 35. sınıfta tescilli bulunan markaları olduğunu, davacının idari süreç ve yargılamada dayandığı marka haklarının son bulduğunu, davacı markalarının kapsamında başvuru konusu ürünlerin bulunmadığını, aksine müvekkilinin önceden adına tescilli markalarının kapsamında anılan ürünlerin aynısının yer aldığını, bu nedenle müvekkili başvurusunun önceki markaların serisi niteliğinde bulunduğunu, müvekkilinin markalarının korunması için birçok dava açtığını ve olumlu neticelendiğini savunarak açılan davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı markaları ile davalı başvurusunun konusu olan işaretin görsel ve sescil olarak iltibasa neden olabilecek derecede olduğu, ancak davalı başvurusunun kapsamında yer alan 9.sınıftaki “koruyucu giysiler, koruma ve can kurtarma amaçlı donanımlar; gözlükler, güneş gözlükleri, lensler ve bunların kutuları, kılıfları, parçaları ve aksesuarları” ürünlerinin davacı markalarının kapsamında yer almadığı, aksine davalının 1995 yılından itibaren adına tescil ettirip yoğun ve yaygın biçimde kullandığı …ibareli markalarının kapsamında anılan ürünlerin aynısının bulunduğu, davalının adına tescilli, uzun süredir davacı markaları ile eşzamanlı biçimde varlığını sürdüren kendi markalarının kapsamındaki ürünleri içeren bir başvuru yapmış olduğu, bu haliyle başvurunun davalı adına tescilli markaların serisi niteliğinde bulunduğu ve kötüniyetli olduğundan sözedilemeyeceği, davacı markalarıyla herhangi bir irtibatlandırma kurulamayacağı, bu nedenle davalı başvurusunun reddi istemiyle gerçekleştirilen davacı itirazlarının reddine dair kararın ve buna bağlı olarak sağlanan tescilin hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 28.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.