Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2016/18454 E. 2017/15863 K. 04.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/18454
KARAR NO : 2017/15863
KARAR TARİHİ : 04.12.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, ceza verilmesine yer olmadığı

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Katılan sanık … müdafiinin 05.08.2014 havale tarihli temyiz dilekçesi içeriğinden sanıklar …, … ve …. hakkında katılan …’a yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerini ve sanık … hakkında katılanlar … ve …’e yönelik kasten yaralama suçundan kurulan ceza verilmesine yer olmadığına dair hükümleri temyiz ettiği anlaşılmakla, katılan sanık müdafiinin bu hükümler ile sınırlı temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1) Katılan …’ın bir kesici delici alet yarası, iki ateşli silah yarası ile yaralanması, katılan …’ın sanıkların birlikte kendisine sopa, bıçak ve tabanca ile saldırdıklarını iddia etmesi, olayda kullanılan bıçağın ve tabancanın elverişliliği, hedef alınan vücut bölgesi, darbe sayısı, yara yerleri ve niteliği, sanıklar ile katılan arasında var olan husumet birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların eylemlerinin “öldürmeye teşebbüs” suçunun unsurlarını oluşturması ihtimali nedeniyle, delillerin takdir ve değerlendirmesinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Sanıklar ile katılan …’ın olayın yaşanış şeklini farklı anlatmaları, olay hakkında bilgi ve görgüsü olan tanık anlatımının bulunmaması, sanık …’ın aşamalarda olay yerinde olmadığını, sanık … ‘ın ise olay yerine sanık … tarafından aranması üzerine sonradan geldiğini, silahla ateş etmediğini savunması, katılan …’nin silahla ateş eden kişinin kendisi olduğunu belirtmesi, İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’nün 09.08.2012 tarihli ekspertiz raporunda sadece katılan …’nin sol el dış svap numunesi üzerinde atış artıkları tespit edildiğinin belirtilmesi, katılan … hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefet ve katılan …’a yönelik kasten yaralama suçlarından cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasında Gaziosmanpaşa 1. Çocuk Mahkemesi’nin 2013/363 esas, 2014/1389 karar sayılı ilamı ile kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet kararının Dairemizin 08.11.2017 tarih, 2017/1327 esas, 2017/14385 karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmesi ve katılan …’ın 22.07.2012 tarihli kolluk ifadesinde kendisine Abdullah (Mehmet Sıddık) Elgün’ün silahla ateş ettiğini, 12.09.2012 tarihli kolluk ifadesinde ise …’in silahla ateş ettiği belirtmesi, 04.03.2013 tarihli savcılık ifadesinde ve yargılama aşamasında alınan beyanında olayın oluş biçimine ilişkin farklı anlatımlarının bulunması ve katılan sanık … hakkında düzenlenen Gaziosmanpaşa Adli Tıp Şube Müdürlüğü’nün 19.02.2013 tarihli raporunda katılan sanık …’in sol toraks bilatarelde iki adet kesici delici alet yaralanması ile yaralandığı belirtildiği ancak bu yaraların ayrı ayrı tek başına yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olup olmadığı ya da hangi darbenin yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olduğu hususunun belirtilmemesi karşısında; katılan …’ın aşamalardaki beyanları arasındaki çelişkinin giderilmesi, katılan … hakkında Gaziosmanpaşa 1. Çocuk Mahkemesindeki davanın işbu dosya ile birleştirilerek delillerin birlikte değerlendirilmesi ve katılan sanık …’e ait tüm tedavi evrakları, hasta müşahede kağıtları, geçici ve kesin raporlar, varsa film ve grafiler Adli Tıp Kurumuna gönderilerek tespit edilen yaraların her birinin ayrı ayrı tek başına yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olup olmadığı hususunda ayrıntılı rapor aldırılarak sonucuna göre sanıkların ve katılan sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
3) Sanık … ın diğer sanıklar … ve … ile eylem ve fikir birliği içerisinde hareket ederek eylemini iştirak iradesiyle gerçekleştirdiği gözetilmeden, sanık hakkında TCK’nin 87/1-d ve son maddelerinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini,
4) Sanık … ın adli sicil kaydında tekerrüre esas mahkumiyet hükmü olduğu halde, sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı TCK’nin 58/6. maddesi gereğince tayin olunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
5) Kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nin 53/4. maddesi uyarınca TCK’nin 53/1. maddesinde öngörülen hak yoksunluklarına hükmolunamayacağının gözetilmemesi,
6) 28.06.2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 81. maddesi ile 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesinde; “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, sanık … Sıddık hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan kurulan hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde verilen adli para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrileceğine karar verilmesi,
7) Sanık … hakkında meşru müdafaa hali nedeniyle CMK’nin 223/2-d maddesi gereğince beraat kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi,
8) Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas-2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan … vekilinin, sanık … ve katılan sanık … müdafiinin, sanık … müdafiinin, katılan sanık … müdafiinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 04.12.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.