YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/40842
KARAR NO : 2017/21333
KARAR TARİHİ : 10.10.2017
BÖLGE ADLİYE
MAHKEMESİ : … 7. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : İŞE İADE
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğü … Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfında 09/08/2012-28/07/2016 tarihleri arasında sosyal yardım görevlisi olarak çalıştığını, 28/07/2016 tarihinde, …-… Terör Örgütüne üye olma şüphesi ile iş akdinin feshedildiğine dair tebliğnameyi 03/08/2016 tarihinde aldığını, savunmasının alınmadığını, … terör örgütü ile herhangi bir bağının olmadığını ve buna ilişkin herhangi bir gözaltı veya adli işleme tabi tutulmadığını iddia ederek, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı işveren, cevap dilekçesi sunmamış ve duruşmalara katılmamıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk Derece Mahkemesince; davacının iş akdinin 4857 sayılı İş Kanunu Hükümleri uyarınca değil, yaşanan darbe girişimi sonucu olağanüstü dönem sebebi ile Bakanlar Kurulu Kararı ile çıkartılan 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alının Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 4/1-g maddesinde ”Bir Bakanlığa bağlı, ilgili veya ilişkili olmayan diğer kurumlarda her türlü kadro, pozisyon ve statüde (işçi dahil) istihdam edilen personel, birim amirinin teklifi üzerine, atamaya yetkili amirin onayıyla kamu görevinden çıkarılır” hükmüne dayanılarak belirlenen usul ve esaslara uygun olarak sona erdirildiği gerekçesiyle, işe iade davasının reddine karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince, davacının iş sözleşmesinin mütevelli heyetinin 26/07/2016 tarih 2016/27 sayılı kararı ile … terör örgütüne üye olma şüphesiyle 667 sayılı KHK kapsamında feshedildiği, ayrıca davacı hakkında bu konuda adli soruşturma olduğu ve işyerinde CMK kapsamında arama yapıldığı, 667 sayılı KHK’nın 4. maddesinin 2. fıkrasında, “Birinci fıkra uyarınca görevine son verilenler bir daha kamu hizmetinde istihdam edilemez, doğrudan veya dolaylı olarak görevlendirilemezler” düzenlemesi bulunduğundan davacının işe iadesi yasal olarak mümkün olmadığı, buna göre ise ilk derece mahkemesinin kararının gerekçesinin yerinde olmadığı belirtilerek, ilk derece mahkemesinin kararının ortadan kaldırılmasına, davacının izah edilen gerekçelerle davasının reddine karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Davacının iş sözleşmesi, mütevelli heyetinin 26/07/2016 tarih 2016/27 sayılı kararı ile … terör örgütüne üye olma şüphesiyle, 667 sayılı KHK kapsamında feshedilmiştir. Davacı işçi 4857 sayılı İş Kanunu hükümleri çerçevesinde çalışmış olmakla, iş sözleşmesinin feshinde İş Kanunu’nun 18. ve devamı maddeleri hükümleri uygulanmalıdır.
2-Davacı, davalı … Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı nezdindeki işine iadesini talep etmektedir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 09/06/2017 gün ve 2016/3 E. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında vurgulandığı üzere, her bir vakfın özel hukuk tüzel kişiliğini haiz, ayrı ve bağımsız işveren olması nedeniyle, davalı … Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı işyerinde 30’dan az işçinin çalışıp çalışmadığının tespit edilerek, davanın dava şartlarını haiz olup olmadığı yönünden değerlendirilmesi gerekmektedir.
3-Davacının iş akdinin feshine neden olan bilgi ve belgeler işverence ibraz edilememiştir. Her ne kadar, … Sulh Ceza Hakimliği’nin 16.08.2016 tarih ve 2016/269 D.iş sayılı kararına istinaden davacının da içinde bulunduğu eski vakıf çalışanlarının odalarında arama yapılmış ve bazı cd, bilgisayar ve dökümanlara el konulmuş olduğu dosya kapsamından anlaşılmış ise de, netice olarak davacı hakkında soruşturma açıldığı, ifadesinin alındığı yada hakkında başkaca adli işlem yapıldığına dair bir delil dosyada bulunmamaktadır. Davacının iş akdinin feshine dayanak objektif değerlendirmelerin neler olduğu, hangi bilgi ve belgelerin feshe gerekçe yapıldığı davalı Kurumdan araştırılmalı; ayrıca davacı hakkında mevcut ise adli ya da idari soruşturma evrakları, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı’nın Terörle Mücadele, Kaçakçılık, Organize Suçlar ve İstihbarat ile ilgili birimlerinden ve Bilgi Teknolojileri Kurumundan varsa davacı ile ilgili bilgi ve belgeler ile yine Bank … nezdinde açılmış mevduat hesapları, hesap hareketleri ve bankacılığa ilişkin işlemler olup olmadığı sorulmalı, tüm bilgi ve belgeler değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Eksik incelemeyle yazılı gerekçe ile davanın reddi hatalı olup bozmayı gerektirir.
4-Davalı işveren tarafından dava takip edilmemiş olmasına karşın, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmiş olması da hatalı olmuştur.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10.10.2017 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.