YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/7833
KARAR NO : 2017/13411
KARAR TARİHİ : 23.11.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Suç tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMUK’nun 231/6-a maddelerine göre, sanığın denetim süresi içerisinde yeniden suç işlemesi halinde hükmün açıklanabilmesi için bahse konu yeni suçtan mahkum olması gerektiği, sonradan işlendiğinden bahisle ihbara konu Kozan Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/196 esas ve 2013/275 karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu ticareti yapma suçundan beraat kararı verildiği, uyuşturucu madde kullanma suçundan TCK’nın 191/1, 192/3, 62, 50, 52 maddeleri uyarınca 3.000 TL adli para cezası verilip, aynı Yasnın 191/2 ve 191/6. maddeleri uyarınca tadevi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilerek cezanın ertelendiği, anılan hükme yönelik kesinleşme şerhi eklenmeden sanığın beraat ettiği uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen karara yönelik kesinleşme şerhi eklenerek mahkemesine ihbarda bulunulduğu, sanığın UYAP’tan alınan adli sicil kaydında ihbara konu suçun kesinleştiğine dair ilamın bulunmadığının anlaşılması karşısında; ihbara konu suça ilişkin dosya getirtilerek sanık hakkında uyuşturucu madde kullanma suçundan verilen kararın kesinleşmemesi yada suç tarihinden sonra kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; hükmün açıklanamayacağı, suç tarihinden önce kesinleştiğinin anlaşılması halinde ise 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın 191. maddesinin 5. fıkrasında, “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” şeklinde düzenleme getirmesi ayrıca aynı Kanun’la 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7/2. maddesi uyarınca koşulları oluştuğu takdirde “davanın düşmesi” ve “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” seçeneklerine de yer verilmesi nedeniyle lehe olan bu düzenleme ve TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca dosyanın yeniden değerlendirilmesi lüzumu karşısında, ihbara konu suça ilişkin belirtilen işlemlerin akıbetinin mahkemesinden sorulup sonucuna göre hükmün açıklanıp açıklanamayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’in temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 23/11/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.