Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/4296 E. 2017/6219 K. 15.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/4296
KARAR NO : 2017/6219
KARAR TARİHİ : 15.11.2017

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.10.2015 tarih ve 2014/334-2015/208 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili davalının 2011/90064 sayılı ve “…+şekil” ibareli marka başvurusuna, müvekkilinin 2003/12788, 165644, 2003/12782, 2003/12783, 2003/12790 sayılı “…” , “…” ibareli markalarını mesnet göstererek yaptığı itirazın, TPE YİDK’nun 2014-M-6093 sayılı kararıyla reddedildiğini, davaya konu 2011/90064 nolu … markasının itiraza konu sınıflarda tescili halinde, müvekkillerine ait tanınmış … markasının toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanacağını, markanın itibarına zarar vereceğini, 6102 Sayılı TTK 54 md. gereğince haksız rekabete yol açacağını, TTK md.55’e göre iltibas oluşturacağını ve davaya konu marka başvurusu sahibinin kötü niyetli olduğunu ileri sürerek dava konusu 2011/90064 no’lu … ibareli markanın üçüncü şahıslara devir ve temlikinin önlenmesini, ihtiyati tedbir kararı verilmesini 08.05.2014 tarih ve 2014-M-6093 kararın iptalini, dava konusu … ibareli 2011/90064 no’lu markasının diğer tescil edilir ve/veya edilmiş ise iptali ile sicilden terkinini talep etmiştir.
Davalı TPE vekili alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Diğer davalı … vekili davacının iptalini istemiş olduğu “…… şekil” ibareli markalarının davacının hiçbir tescilli markası ile bir benzer olmadığını, tarafların marka sınıflarının kapsamının farklı olduğunu, sadece “…home” ibareli markasının 35. sınıfta “Müşterilerin mallan elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli mallan bir araya getirilmesi hizmetleri” ni kapsadığını, başka bir açıklaması ve korama kapsamının bulunmadığını, müvekkillerin “…… şekil” ibareli markasının 35. sınıftaki koruma kapsamının “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için İşlenmiş veya işlenmemiş deriler ve postlar, yapay deriler, köseleler, astarlık deriler. Derilerden, deri taklitlerinden veya diğer malzemelerden mamul taşıma amaçlı başka sınıflarda yer almayan eşyalar, Çantalar, deri veya kösele kutular ye sandıklar, anahtarlıklar dahil). Şemsiyeler, güneş şemsiyeleri, güneşlikler, bastonlar. Kırbaçlar, koşum takımları, eyerler, üzengi ve eyer kayışları. Dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar. Ev tekstil ürünleri (bayraklar, flamalar, mendiller dahil),
bir araya getirilerek sunulması hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, kataloglar ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir). şeklinde olduğunu, her iki marka arasında sınıfları arasında benzerlik bulunmadığını, davacının iddia ve beyanlarının tamamen yersiz olduğunu, davacının dilekçesinde belirttiği diğer …, … …, … … markalarının hiçbirinin ise 35.sınıfta tescilli olmadığını, müvekkillerinin koruma sınıfı ile benzerlik göstermediğini, her iki marka arasında sessel ve görsel anlamda hiçbir benzerlik bulunmadığını, iki marka arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; markalar arasında görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, satın alım süresi içinde, davalının “…+şekil” ibare ve biçimli işareti gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun davacının “…” markalarıyla farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, bu açıdan 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesinde belirtilen iltibasın olduğundan tanınmışlığın sonuca etkili olmadığı, YİDK 2014-M-6093 sayılı kararının hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile TPE YİDK’nın 2014-M-6093 sayılı kararının iptaline ved ava konusu 2011/90064 sayılı markanın hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 4,40 TL harcın temyiz eden davalılardan eşit olarak tahsiline, 15.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.