Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/3152 E. 2014/10034 K. 29.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/3152
KARAR NO : 2014/10034
KARAR TARİHİ : 29.05.2014

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada …. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/10/2013 tarih ve 2006/969-2013/378 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdinde bulunan hesabından toplam 41.260 TL’nin müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında sahte kimlik kullanılarak çekildiğini, bankanın zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, anılan meblağın olay tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kaybettiği nüfus cüzdanını uzun süre yeniletmeyen davacının kusurlu olduğunu, davacının parayı çeken şahıslar ile birlikte planlı şekilde hareket ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 16.11.2005 tarihinde davacı adına tanzim edilen sahte nüfus cüzdanı ile davalı banka şubesi nezdindeki davacı adına olan hesaptan üçüncü bir kişi tarafından 41.260 TL çekildiği, usulsüz işlemle çekilen paranın doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olduğu, ancak mevduat sahibinin bankaya karşı alacağının aynen devam ettiği, ibraz edilen nüfus cüzdanının davacıya ait fotoğraf taşımadığı, davalı banka şubesinin incelemeler sırasında gerekli özeni göstermediği, paranın bankanın kusuru ile çekildiği, davanın ise 16.11.2005 tarihinden önce nüfus cüzdanını kaybetmesine rağmen durumu davalı bankaya ve diğer kurumlara bildirmediği, davacının müterafik kusuru nedeniyle % 25 oranında indirim yapılması gerektiği, davalının dava tarihinden önce temerrüde düşürülmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 30.945 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Mahkeme ilamı, davacı vekiline 14.01.2014 günü tebliğ edilmiş ve hüküm HUMK’nın 432’nci maddesinde öngörülen 15 günlük yasal temyiz süresi geçirildikten sonra 30.01.2014 tarihinde temyiz edilmiştir. 01.06.1990 gün ve 1989/3 esas,1990/4 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararında, süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında Yargıtay tarafından da bir karar verilebileceği öngörüldüğünden, HUMK’nın 432/4’üncü maddesi uyarınca, davacı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz istemine gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.087,65 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, istek halinde aşağıda yazılı 503,30 TL harcın temyiz eden davacıya iadesine, 29/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.