Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2015/12146 E. 2017/15238 K. 14.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/12146
KARAR NO : 2017/15238
KARAR TARİHİ : 14.11.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

… A R A R

Davacı 3. kişi vekili, 29.05.2014 tarihinde haczedilen malların müvekkiline ait olduğunu, yapılan haciz işleminin usulsüz olduğunu ileri sürerek istihkak iddialarının kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davacı tarafından sunulan belgelerin her zaman düzenlenecek belgeler niteliğinde olup, borcun doğum tarihinden sonrasına ait olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı lehine olduğu, ispat yükünün davacıya ait olduğu, davaya konu haciz işlemi öncesinde aynı yere ihtiyati haczin uygulanması amacıyla 05.11.2013 tarihinde gidildiği, borçlu şirket ortağı …. eşi olduğu anlaşılan … lehine istihkak iddiasında bulunulduğu,ancak istihkak konusunda mahkemesine dava açılmadığı, davacı 3. kişinin dava dilekçesinde haciz adresini …’den kiraladığını ileri sürüp bu yönde kira sözleşmesi, fatura, yoklama fişi ve vergi kaydına dayandığı, ilk istihkak iddiasında bulunan …’in istihkak davası açmayarak mahcuzların borçluya aidiyetini kabul etmiş sayıldığı, sonradan istihkak iddiasında bulunan 3. kişinin …’den haczin yapıldığı mahalli kiraladığı olgusuna dayandığı, bu durumda istihkak iddia zincirinin gözetilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı 3. kişi vekili temyiz etmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Mahkeme dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre; haciz adresi ile borçlu şirketin ticaret sicil kayıtlarında yer alan adresinin aynı olmadığı,haciz mahallinde borçlu şirkete ait evrak bulunmadığı,haczin borçlu şirket yetkili ya da ortakları huzurunda yapılmadığı,davacı 3. kişinin haciz adresini 01.01.2014 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile kiraladığı,…… Asliye Hukuk Mahkemesinin 03.02.2014 tarihli delil tespiti kararı uyarınca tanzim edilen bilirkişi raporuna göre, haciz adresinin boş durumda olduğu ve içerisinde menkul mal bulunmadığı, borçlu şirketin 04.08.2006-27.09.2012 tarihleri arasında haciz adresinde elektrik aboneliği var iken, 3. kişinin aboneliğinin ise 14.02.2014 tarihinde başladığı, vergi kayıtlarına göre ise 3. kişinin 2008 yılından haciz adresinde faaliyet göstermeye başladığı 2014 yılına kadar … ilçesinde butik işletmeciliği yaptığı anlaşılmakla, bu koşullarda İİK’nun 97/a. maddesindeki mülkiyet karinesinin üçüncü kişi yararına olduğunun kabulü gerekir. İspat yükü altında olan alacaklı karinenin aksini kanıtlamaya elverişli delilleri sunamamıştır. Açıklanan nedenlerle Mahkemece davanın kabulü yerine reddine yönelik hüküm kurulması hatalı olmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 14.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.