YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11397
KARAR NO : 2017/15259
KARAR TARİHİ : 15.11.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet (Takibin İptali)
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Borçlu vekili, ilamın hüküm kısmında davacının derece ve kademesinin tespiti yapıldığını ve 2.maddesinde brüt olarak ücret farkı alacaklarına hükmedildiğini. İlamın hem tespit hemde eda niteliğini taşıdığını, ilamın kesinleşmeden icra aktarılamayacağını, davanın türünün işçi alacağı olduğunu, ilamda alacak kalemleri brüt olarak tespit edildiğini, dolayısıyla bu ilamın icraya konulamayacağını, ancak ilamsız takip yapılabileceğini, ayrıca brüt tutarlar üzerinden hesap edilmesi gereken yasal kesintilerin icra emrinde belirtilmemiş olmasının infazda tereddüt yaratacağını, alacağın brüt olarak takibe konu yapılmasının icra dosyasında doğacak tahsil harcı vekalet ücreti alacaklarının da fazla hesaplanmasına sebep olacağını ,yıpranma prim alacağının ilama aykırı şekilde takibe konulduğunu ve uygulanan faiz yönünden de ilama aykırılık bulunduğunu, uygulanan faiz oranının belirtilmediğini belirterek takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, işçilik haklarının tahsili için açılmış olan bir davada, davacı işçiye ödenecek olan alacakların brüt miktar üzerinden hesaplanarak iş mahkemesi ilamına yazılması halinde ve işçilik haklarının tahsili için açılmış dava sonunda davacı işçiye verilmesi gereken net miktar belirtilmediğinde, vergi yasaları yönünden vergi yükümlüsü borçlu işverenin, ilamda yazılı meblağın bir kısmını yasal kesinti olarak vergi dairesine ödediğini belge ile kanıtladığında, kalan miktarın icra dairesine yatırabileceği ve bu şekilde icra dosyasında talep edilen alacağı ödemiş olacağı belirtildiğinden, davacının brüt olarak takibe konulmasına dair itirazlarının reddine ,ancak iş mahkemesi ilamında yıpranma prim alacağı 785,18 TL. olarak düzenlenmesine rağmen icra takip sırasında bu miktarin 875,18 TL.olarak belirtildiği, takibin bu yönü ile ilama aykırı olduğu anlaşıldığından, ilamda belirtildiği miktar yönünden düzeltilerek, takibin düzeltilen şekliyle devamına, ayrıca davacının takip şekli ve vekalet ücretine dair diğer itirazlarının da usul, yasa ve dosya kapsamına göre sübuta ermediği gerekçesiyle reddine karar vermiştir.
1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre borçlu vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Borçlu vekilinin faize yönelik temyiz itirazlarına gelince; Borçlu vekili talep dilekçesinde, uygulanan faiz yönünden ilama aykırılık bulunduğunu, uygulanan faiz oranının belirtilmediğini de belirterek takibin iptalini istemiştir. Mahkemece, faiz talebi hususunda araştırma yapılmadan şikayetin reddine karar verilmiştir.
Bu durumda Mahkemece, takip konusu ilama bağlı kalarak faizin uygulanması yönünde bilirkişiden rapor alınmak suretiyle sonuca gidilmesi ve faize yönelik şikayetinin de HMKnun 297/2 maddesi uyarınca incelenmesi gerekirken eksik inceleme ile sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle borçlu vekilinin faize yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK’nun 366. ve 6100 sayılı HMKnun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMKnun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 15/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.