YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/10714
KARAR NO : 2017/14375
KARAR TARİHİ : 02.11.2017
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda … 3.İcra Hukuk Mahkemesi’nin 03.11.2016 tarih 2016/549E-2016/573 …. Sayılı kararıyla şikayetin kabulüne karar verilmiş olup, Mahkeme hükmüne karşı alacaklı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nce istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, bu kez alacaklı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü;
KARAR
Borçlu vekili, takibe dayanak ilamın gayrimenkulün aynına ilişkin olduğunu, daha önce açılan tapu iptal ve tescili davasının Yargıtay’da olması nedeniyle mülkiyet ihtilafının çözümlenmediğini bu nedenle kesinleşmeden icraya konulamayacağından takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece taşınmazın aynının ihtilaflı olduğu gerekçesiyle şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar verilmiştir. Hükme karşı alacaklı vekilinin istinaf talebinde bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi’nce takibe konu el atmanın önlenmesi ilamında taşınmazın aynının ihtilaflı olduğu ve mülkiyet iddiası bulunduğundan, takip tarihinde ilam henüz kesinleşmediğinden takibin iptaline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından bahisle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Hüküm alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6100 sayılı HMK’nun 367/2. maddesi gereğince gayrimenkule ve buna ilişkin ayni haklara dair hükümler kesinleşmedikçe icra edilemez
Somut olayda; takip dayanağı … 12.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/51E-2016/183K. Sayılı ilamının hüküm bölümünde ” …adresindeki taşınmaza davalının vaki müdahalesinin önlenmesine, taşınmazdan tahliyesine ” karar verilmiştir. Bu haliyle ilamda taşınmazın aynıyla ilgili kayıt ve sicillerde değişiklik yaratan bir hüküm bulunmamaktadır. İlamın kesinleşmeden infazı mümkün olup, şikayetin reddi gerekirken yazılı gerekçe ile takibin iptaline karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi Mahkeme kararının, yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 371/1-ç. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 02/112017 gününde oybirliğiyle karar verildi.