Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/8898 E. 2017/6234 K. 15.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/8898
KARAR NO : 2017/6234
KARAR TARİHİ : 15.11.2017

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/12/2015 tarih ve 2014/651-2015/1081 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 26.11.2013 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında gündemin 6. maddesine istinaden şirketin sermayesinin 5.000.00 TL’den 1.500.000.00 TL’ye çıkartılmasına karar verildiğini, bu kadar ciddi oranda bir artışın hukuku dolanmak suretiyle ve kötü niyetli şekilde şirket hisselerini elde etme gayretinin bir ürünü olduğunu, 26/11/2013 tarihli genel kurul toplantısı kararlarından 6 nolu sermaye artırımına yönelik kararın batıl olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı vekili, davanın hiçbir hukuki temele dayanmadığını, şirketin nakit ihtiyacı için kullanılacağı herhangi bir fonun mevcut olmadığını, davacıların, davalarına mesnet yapmak istedikleri TTK. 447 ve 462. maddelerinin dava ile ilgisi bulunmadığını, şirketin içinde bulunduğu mali durum göz önünde bulundurulduğunda şirketin borçlarından kurtulması, yeterli bir işletme sermayesine kavuşması için şirketin sermayesinin artırılmasının hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, şirketin özvarlığını kaybetmiş olduğu, sermayeye ekleyeceği bir iç kaynak kalemi ve fonu bulunmadığını, davacının bu iddiasının butlan açısından geçerli olmadığını, davacıların sermaye artırımı kararına karşı iptal davası değil, butlanın tespiti davası açtığını, ileri sürdükleri dürüstlük kuralına aykırılık hususunun TTK m. 445 de düzenlenen kararların iptaline ilişkin bir sebep olduğu, bunun TTK m. 447’deki butlan sebepleri içerisinde yer almadığını, davalı şirketin davacı ortaklara rüçhan haklarını kullanmaları için 15 günlük hak kullanım süresi verdiği, artırılan esas sermayenin çok yüksek olduğu iddiasının butlan sebebi oluşturmadığı, davalı şirketin 26.11.2013 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan esas sermayenin artırımı kararının butlanı şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacıların genel kurul toplantısının çağrısına rağmen toplantıya katılmamaları ve muhalefet şerhini de tutanağa geçirmemiş olmaları nedeniyle davanın genel kurul kararının iptali davası olarak da görülemeyecek olmasına göre, davacıları vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 15/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.