YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3738
KARAR NO : 2017/5846
KARAR TARİHİ : 26.10.2017
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ
Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi davası sonunda, yerel mahkemece davanın … dışındaki davacılar tarafından açılmamış sayılmasına, … tarafından takip edilen davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı … tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi …’ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Davacılar, maliki oldukları 33 parsel sayılı taşınmazlarına davalıların yaya olarak ve araçlarıyla gelip geçmek suretiyle müdahalede bulunduklarını ileri sürerek söz konusu taşınmaza davalıların müdahalelerinin önlenmesini istemişlerdir.
Davalı …, davaya konu taşınmazda bulunan yolun 1988 yılından beri 17 hane tarafından kullanılmakta olduğunu, yolun Köy Hizmetleri tarafından yapılan planlı ve etütlü bir yol olduğunu ve kamuya mal olduğunu, davacıların murisi … tarafından yapımına izin verilen yol ile ilgili olarak daha önce herhangi bir itirazın da olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, dava konusu taşınmazdan geçen yolun 10 hane tarafından kullanılan, 1980’li yıllarda Köy Hizmetleri tarafından yapılan ve 2000’li yıllarda betonlama çalışması yapılan bir yol olduğunu beyan etmiştir.
Mahkemece, davanın … dışındaki diğer davacılar açısından açılmamış sayılmasına, … tarafından takip edilen davanın reddine karar verilmiştir.
Bilindiği ve Türk Medeni Kanunu 683.maddesinde düzenlendiği üzere; “Bir şeye malik olan kimse hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi her türlü haksız el atmanın önlenmesini de dava edebilir”.
Somut olayda, davacılar ve dava dışı kişi adına elbirliği mülkiyeti halinde kayıtlı 17 parsel sayılı taşınmazdan dosya kapsamında alınan fen bilirkişi raporu ve krokisinde gösterildiği üzere iki ayrı bölüm halinde yol geçirildiği ve bu yolların davalılar tarafından kullanıldığı sabittir. Her ne kadar davacıların mirasbırakanı bu yolun buradan geçirilmesine muvafakat etmiş ise de dava açılmakla taşınmaza malik olan mirasçılar muvafakatlerini geri almışlardır. Ayrıca, kamulaştırma olmaksızın çekişme konusu yerlerin yol olarak kamu malı niteliği kazandığı söylenemez.
Hal böyle olunca mülkiyet hakkına üstünlük tanınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi isabetli değildir.
Temyiz eden davacı …’ın temyiz itirazı açıklanan nedenden ötürü yerindedir. Kabulüyle hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.’nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 26.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.