Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/33993 E. 2017/25238 K. 21.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/33993
KARAR NO : 2017/25238
KARAR TARİHİ : 21.11.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmesi ve davacı tarafınca duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 21/11/2017 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davaı adına vekili Avukat … geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkili işçinin yıllık izin ücreti alacağının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece, davacı işçinin, hak kazandığı yıllık izin süresinin, yürürlük tarihlerine göre 1475 sayılı İş Kanunu ve 4857 sayılı İş Kanunu’na göre belirlenmesi gerektiği, davalı tarafça sunulan kayıtlara göre her ne kadar kanunda öngörülen sürelerden daha fazla yıllık izin kullanıldığı belirlenmiş ise de, davaya cevap dilekçesinde işçinin elliyedi gün kullanmadığı yıllık izin süresinin bulunduğunun kabul edildiği gerekçesiyle, elliyedi gün üzerinden hesaplanan yıllık izin ücreti alacağı hüküm altına alınmıştır.
Mahkemece, davacıya kullandırılması gerekli yıllık izin süresinin belirlenmesinde yapılan araştırma ve inceleme eksiktir. Şöyle ki;
Dosyaya sunulan yıllık izin belgelerinin incelenmesinden, davacının yürürlük tarihlerine göre 1475 sayılı İş Kanunu ve 4857 sayılı İş Kanunu’nda öngörülen yıllık izin sürelerinden daha fazla bir süre yıllık izin kullandığı anlaşılmaktadır.
Davalıya ait işyerinde uygulandığı anlaşılan, dosya içeriğinde bir sureti mevcut, “İnsan Kaynakları Uygulama Esasları” başlıklı işverenlik düzenlemesinde, 31/12/1995 tarihinden önce işe girenlere, yıllık otuz gün izin verileceği hükmü mevcuttur. Bu düzenlemenin hangi tarihte yürürlüğe girdiği belge içeriğinde yazmamaktadır. Davacının işe giriş tarihi ise, 27/07/1977 tarihidir. Bu belgenin yürürlük tarihinin belirlenerek dikkate alınması gerekli olup, ayrıca söz konusu düzenlemeden daha önce yürürlükte bulunan benzer hususlara dair işyeri düzenlemeleri de dosyaya istenilmelidir.
Yine, dosyaya sunulan bir kısım çalışma süresine ilişkin toplu iş sözleşmelerinde de, 31/12/1995 tarihinden önce işe girenlere, yıllık otuz gün izin verileceği kabul edilmiştir. Çalışma süresi dahilinde, yürürlükte bulunan bir çok döneme ilişkin toplu iş sözleşmesi metni ise dosya içeriğinde bulunmamaktadır. Diğer taraftan davacının ne zaman sendikaya üye olduğuna ilişkin bilgi de yoktur. Bu yöndeki eksikliklerin giderilerek ve davacının çalışma süresinde değişen unvan ve görevleri de nazara alınarak, toplu iş sözleşmesinden yararlanma durumunun belirlenmesi gereklidir.
Anılan sebeplerle, davalı bankadan, dosyaya sunulan “İnsan Kaynakları Uygulama Esasları” başlıklı işverenlik uygulamasının hangi tarihte yürürlüğe girdiği sorulmalı, söz konusu düzenlemeden daha önce yürürlükte bulunan benzer hususlara dair işyeri düzenlemeleri de dosyaya istenilmelidir. İlgili sendikadan, davacının sendika üyelik fişi istenerek hangi tarihte sendikaya üye olduğu belirlenmeli, dosyada bulunmayan bir kısım dönemlere ait toplu iş sözleşmeleri de dosyaya kazandırılmalı, toplu iş sözleşmelerinin kapsam ve yıllık izin sürelerine ilişkin hükümleri incelenmelidir.
Yukarıda belirtilen yönlerden yapılacak araştırma ve inceleme neticesine göre, dava konusu yıllık izin ücreti alacağı talebi yeniden değerlendirilmelidir.
Şu husus da gözden kaçırılmamalıdır ki, davacı vekili 08/05/2013 havale tarihli dilekçesinde, bakiye seksendört günlük ödenmemiş yıllık izin ücreti alacağının bulunduğunu ifade etmiş olup, bu ifade davacı taraf açısından bağlayıcıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, davacı yararına takdir edilen 1.480,00 TL duruşma vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.