YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/22486
KARAR NO : 2017/14311
KARAR TARİHİ : 21.11.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde:
Suç tarihi 06.10.2012 olmasına rağmen, gerekçeli karar başlığında 30.09.2012 gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Sanık …’ın savcılık huzurunda alınan savunmasında, diğer sanıklar … ve … ile birlikte gece vakti saat 01:00’den sonra suç mahallinden suça konu demirleri alarak arabaya koyduklarını, sonra sanıklar …, … ve …’ın tanıdığı bir şahısla (…) ile birlikte ikinci kez aynı yere gidip yine suça konu demirleri aldıklarını beyan ettiğinin anlaşılması karşısında; sanıklar …, … ve …’in 06.10.2012 günü saat 01:00’den sonra suça konu mahalden suça konu demirleri aldıktan sonra, aynı suç işleme kararının icrası kapsamında, aynı yerden 06.10.2012 günü saat 17:50 sıralarında bir kez daha demir çaldıklarının anlaşılması karşında; haklarında TCK’nın 43.maddesinin uygulanması gerekirken, uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini; ayrıca sanık … hakkında Konya 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2011/400 Esas, 2012/823 Karar numaralı ve 10.09.2012 tarihinde kesinleşen 2 yıl 1 ay hapis cezasının tekerrüre esas alınması gerekirken; Konya 7. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2011/490 Esas ve 2012/215 Karar sayılı 10 ay hapis cezasını içeren ilamının tekerrüre esas alınması aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-T.C. Anayasa Mahkemesi’nin, TCK’nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2-5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı olarak, iştirak halinde suç işleyen sanıkların neden oldukları yargılama gideri olan vekalet ücretinden eşit olarak sorumlu tutulmaları yerine “sanıklardan alınarak katılan idareye verilmesine” şeklinde vekalet ücretinin hangi yöntemle tahsil edileceğinin karar yerinde gösterilmemesi,
3-5271 sayılı CMK’nın 324/4. maddesi uyarınca Devlete ait yargılama giderlerinin 21/07/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutarlardan (20,00 TL dahil) az olması halinde, bu giderin Devlet Hazinesine yüklenmesine karar verilmesi gerekirken, 6 adet davetiye gideri olan toplam 42,00 TL’den ibaret yargılama giderinin payları oranında (her bir sanık yönünden 20 tl’den az) sanıklardan tahsiline karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, …, …, …’nin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkralarından TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin tüm bölümler çıkartılarak yerine “TCK’nın 53. maddesinin Anayasa Mahkemesi’nin 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı da gözetilmek suretiyle uygulanmasına” ibaresinin eklenmesi; yine hüküm fıkrasının vekalet ücretinin ödenmesine ilişkin kısımdan “sanıklarda alınarak katılan idareye verilmesine” ilişkin bölüm çıkarılarak yerine, “sanıklardan eşit oranda alınarak katılana verilmesine” cümlesinin yazılması suretiyle; ayrıca hüküm fıkrasından ”CMK.nun 321. maddesi gereğince yapılan yargılama gideri olan 42,00-TL’nin sanıklardan hisseleri oranında tahsiline” cümlesinin çıkartılarak yerine ”bu dava sebebiyle her bir sanık yönünden yapılan 20 TL’den az olan yargılama giderinin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olması nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 324/4. maddesi uyarınca Devlet Hazinesine yüklenmesine” cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanıklar hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde:
1-Tanık …’un 06.10.2012 tarihli beyanında; suçun işlendiği yerin belediyeye ait hurdalık olduğunu belirttiği, ayrıca 07.10.2012 tarihli kolluk araştırma ve tespit tutanağında; suça konu yerin ”…yeni ve hurda malzemelerin bulunduğu depo…” olarak tanımlandığının anlaşılması karşısında; salt eşya muhafazası için kullanılan, herhangi bir ticari faaliyetin yürütülmediği ve/veya bir işyerinin eklentisi niteliğindeki olmayan yere girilmesinin işyeri dokunulmazlığını ihlal suçunu oluşturmayacağı, bu nedenle sanıkların beraatine karar verilmesi gerekirken, işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan sanıklar hakkında mahkumiyet hükümleri kurulması,
Kabule göre de;
2-Suç tarihi 06.10.2012 olmasına rağmen, gerekçeli karar başlığında 30.09.2012 gösterilmesi,
3-İşyeri dokunulmazlığının ihlali suçunun birden fazla kişiyle işlendiği kabul olunmasına karşın, sanıklar hakkında TCK’nın 119/1-c maddesinin uygulanmaması,
4-T.C. Anayasa Mahkemesi’nin, TCK’nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
5-5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı olarak, iştirak halinde suç işleyen sanıkların neden oldukları yargılama gideri olan vekalet ücretinden eşit olarak sorumlu tutulmaları yerine “sanıklardan alınarak katılan idareye verilmesine” şeklinde vekalet ücretinin hangi yöntemle tahsil edileceğinin karar yerinde gösterilmemesi,
6-5271 sayılı CMK’nın 324/4. maddesi uyarınca Devlete ait yargılama giderlerinin 21/07/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutarlardan (20,00 TL dahil) az olması halinde, bu giderin Devlet Hazinesine yüklenmesine karar verilmesi gerekirken, 6 adet davetiye gideri olan toplam 42,00 TL’den ibaret yargılama giderinin payları oranında (her bir sanık yönünden 20 tl’den az) sanıklardan tahsiline karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, …, …, …’nin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 21/11/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.