YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/7355
KARAR NO : 2017/6225
KARAR TARİHİ : 15.11.2017
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/01/2016 tarih ve 2015/436-2016/8 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili müvekkilinin davalı bankadan kullandığı krediden bankanın dosya masrafı adı altında 4.500,00 TL kesinti yaptığını, 6502 sayılı yasa ile sözleşmede olmayan ve tüketici ile müzakere edilmeden hiçbir ücretin alınamayacağını ileri sürerek yapılan kesintinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili talep edilen kesintinin Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında olmadığını, ticari kredi olduğunu, müvekkili bankanın tacir olup gördüğü iş veya verdiği hizmet karşılığı münasip bir ücret isteyebileceğini, alınan ücret ve masrafların tüketici aleyhine dengesizlik yaratmadığı gibi alınmasının mevzuata aykırılık teşkil etmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; kredinin ticari bir kredi olduğu, kural olarak davalı tarafından ticari kredilerle ilgili masraf ve komisyon alınabiliyor ise de bunun için kredi veren tarafından kredi alanın açıkça bilgilendirilmesi gerektiği gibi hangi konuda hangi masrafların alınacağının da net olarak belirtilmesinin gerektiği ancak davalı tarafından böyle bir bilgilendirmenin yapılmadığı ve ayrıca sözleşmede hangi miktarda hangi işlem için ne kadar komisyon alınacağının açıklanmadığı, söz konusu kredi için davalı banka tarafından toplamda 5.290,00 TL komisyon tahsil edildiği ve davacı tarafından ise 4.500,00 TL’lik kısmının iadesinin talep edildiği, serbest piyasada bankaların fiili olarak taksitli ticari kredi komisyon oranının uygulanmadığı ve genelde %05 ve %1 arasında veya maktu olarak 250,00 TL – 1.000,00 TL arasında komisyon aldıkları, davalı bankanın TCMB’na bildirerek ilan etmiş olduğu komisyon miktarının 2015 yılı için 500 TL olarak gösterildiği, bunun 2013 yılına uyarlaması yapıldığında bankanın 456,68 TL komisyon alabileceği dolayısıyla davalı banka tarafından davacı müşteriye kredi dışında verilen ilave bir hizmet veya sağlanan bir avantaj karşılığı olmayan, bunun yanında makul olmadığı da tespit edilen 4.500,00 TL olarak alınan ücretlerin davacıya iadesinin gerekeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararında dayanılan gerekçe ile delilleri tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya uykırı bir husus bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında davaya yönelik sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Mahkemece, davalı Banka’nın 2015 yılında alacağı komisyon miktarını TCMB’ye 500 TL olarak bildirdiği, bu miktar 2013 yılına uyarlandığında Banka’nın talep edebileceği miktarın 456,68 TL olduğu, Banka tarafından alınan komisyon toplam 5.290 TL’den, talep miktarı olan 4.500 TL yönünden davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davalı Banka’nın 2008 yılında TCMB’ye yaptığı bildirimin, bir sonraki bildirim tarihi olan 2015 yılındaki bildirime kadar geçerli olduğunun kabulü yerine, 2013 yılında tahsis edilen krediye, 2015 yılında TCMB’ye yapılan komisyon oranı bildiriminin geçmiş yıllara ve geriye doğru uyarlayarak komisyon miktarı belirlenmesi doğru değildir. Kaldı ki kabule göre de, 2015 yılında yapılan bildirimin, asgari 500 TL’den az olmamak üzere asgari %1,25 oranı üzerinden komisyon hesabı yerine, mahkemece 500 TL’lik asgari bedelin sabit bir bedel olarak kabulü de doğru olmamıştır. Mahkemece davalı Banka’nın bilirkişi raporuna haklı itirazlarının karşılandığı, diğer bankalardan, kredi tahsis tarihi itibariyle, bu miktar ve nitelikteki kredi için alınan komisyon oranları da sorularak ve kontrole elverişli olan yeni bir rapor veya mevcut bilirkişiden ek rapor alınarak davalı bankanın talep edebileceği hakkaniyete uygun komisyon miktarının belirlenmesi davalı Bankanın davacıdan aldığı komisyon miktarının Bankacılık uygulamalarına uygunluğu denetlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm kurulması doğru görülmemiş hükmün davalı taraf yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekininin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı taraf yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 15/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.