Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/19271 E. 2016/15594 K. 29.06.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/19271
KARAR NO : 2016/15594
KARAR TARİHİ : 29.06.2016

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, Toplu İş Sözleşmesi’nden kaynaklanan fark ücret, Toplu İş Sözleşmesi’ne göre genel tatil ücreti, Toplu İş Sözleşmesi’nden kaynaklanan ikramiye, 6772 sayılı Kanun’a göre ilave tediye, Toplu İş Sözleşmesi’nden kaynaklanan aile çocuk, yemek, yakacak, giyim, sosyal yardımları, Toplu İş Sözleşmesi’nden kaynaklanan kıdem zammı, Toplu İş Sözleşmesi’nden kaynaklanan sorumluluk zammı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, davalı ile HİZMET İŞ SENDİKASI arasında 15/02/2002 tarihinden itibaren hesaplanan 1., 2., 3. dönem olmak üzere 3 adet TİS.’nden kaynaklı alacaklarının ödenmesi gerektiğini, buna ilaveten 6772 sayılı Kanun’a göre ve TİS’ne göre ikramiye ve ayrıca 3 adet TİS’ten kaynaklı ikramiye alacaklarının ödenmesi gerektiğini, maaşı asgari ücret üzerinden ödenen davacının maaşının aslında 3 adet TİS’ne göre ödenmesi gerektiğini, bu nedenle davacıya fark ücret ödenmesi de gerektiğini, davacının tüm çalışması süresince genel tatillerde çalıştığını, 3 adet TİS’ne göre ücretinin ödenmesi gerektiğini ileri sürerek TİS’nden kaynaklanan fark ücret, TİS’ne göre genel tatil ücreti, TİS’nden kaynaklanan ikramiye, 6772 sayılı Kanun’a göre ilave tediye, TİS’nden kaynaklanan aile çocuk, yemek, yakacak, giyim, sosyal yardımları, TİS’nden kaynaklanan kıdem zammı, TİS’nden kaynaklanan sorumluluk zammı alacaklarını istemiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, davacının üyesi olduğu sendikanın, davacının TİS’nden yararlandırılması ve üye aidatı kesilmesi için bir bildirimde bulunulmadığını, davacının geçmiş TİS’lerinden geçici işçi olması nedeni ile yararlanamayacağını, davacının 3. dönem TİS hükümlerinden yararlandığını, faiz istemi ile iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, Dairemizin 2010/35192 Esas sayılı bozma ilamına uyulduğu, Hizmet İş Sendikası’nın cevabi yazısında 27/08/2001 tarihinde sanığın üyeliğe kabul edildiği, bu durumun belediye başkanlığına 06/09/2001 tarihli yazı ile bildirildiğinin belirtildiği, bozma İlamı uyarınca bilirkişi raporu alındığı, hükme esas alınan 23/06/2014 havale tarihli bilirkişi kurulu raporu uyarınca karar verildiği gerekçesi ile TİS kaynaklı kıdem zammı haricindeki taleplerin kabulüne karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Karar süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Somut uyuşmazlıkta, fark ücret alacağı için, davacıya ait bir kısım bordrolarda –örneğin 2007 yılı Nisan ayı bordrosunda- davacı için asgari ücret tahakkuk ettirilmiştir. Bozmadan sonraki bilirkişi raporunda ise davacıya örneğin 2007 yılı Nisan ayında günlük ödenen yevmiyenin 20,28 TL. olduğu kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Bu kabul davalının belgeleri olan bordrolara bile aykırıdır. Dolayısı ile davalının bordrolarındaki günlük yevmiyeler bordrolar TEK TEK İNCELENEREK tespit edilmeli ve bordrolardaki yemiyeler ile TİS’lere göre olması gereken yevmiyeler kıyaslanarak fark ücret tespit edilmelidir
3-Yevmiye miktarının hesabında esas alınan kıdem zammı bakımından, 2002-2005 yılları arası geçerli TİS’nin 49. maddesinde ve 2008-2010 yıları arası geçerli TİS’nin 46. maddesinde kıdem zammına ilişkin hükümler düzenlenmiştir. Bu hükümler, bozmadan sonraki bilirkişi raporunda yer almamıştır, uygulanıp uygulanmadıkları, uygulanmış iseler neden bilirkişi raporunda uygulandıklarından bahsedilmediği, uygulanmamış iseler neden uygulanmadıkları bilirkişi raporundan anlaşılamamaktadır.
Denetime elverişli bilikişi raporu alınarak, belirtilen kıdem zammı hükümlerinin uygulanıp uygulanmadığı, uygulanmış iseler nasıl uygulandıkları denetime elverişli şekilde ortaya konmalı, uygulanmamış iseler kıdem zammına ilişkin bu TİS’lerdeki hükümler yevmiye hesabında uygulanarak uygulanış şekli ortaya konmalı ve elde edilecek yevmiye miktarının alacak kalemlerine etkileri olup olmadığı da gözetilmelidir.
4-Aile, yemek, yakacak, giyim yardımları açısından, Dairemiz bozmasında, TİS’lerinin uygulama dönemlerinin 2 farklı dosyada farklı kabul edildiğinden bahsedilmiştir. Davacı aralıklı çalışmıştır. Dava dilekçesinde talep 15/02/2002 tarihinden itibaren yürürlükteki TİS’lere göre alacaklar talep edilmiştir. Dava dilekçesine konu edilen TİS’leri arasında 15/02/2002 tarihine kadar geçerli olan TİS bulunmamasına rağmen, 2001 yılından itibaren yapılan bozma ilamından önceki hesaplamaya “bu alacakların bozmaya konu edilmediğinden kesinleştiği” yönündeki yanlış gerekçe ile itibar edilmesi hatalıdır.
Hesaplama, dava dilekçesinde talep edildiği şekilde 15/02/2002 tarihinden itibaren ve talep konusu dönemlerde geçerli TİS’lerine göre yapılmalıdır. Ayrıca, davacının aralıklı çalıştığı göz önüne alınmalıdır.
5- Vermiş olduğu bir hüküm Yargıtay tarafından bozulan ve Yargıtay’ın bu bozma kararına gerek iradi ve gerekse kanuni şekilde uymuş olan yerel mahkeme, bozma kararı doğrultusunda inceleme yapmak ve hüküm kurmak zorundadır. Mahkeme uyma kararını kaldırarak, direnme kararı veremeyeceği gibi, hükmünün bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan bölümleri hakkında da yeni bir hüküm kuramaz. Bozmaya uyulmakla bozma lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak doğmuş olur. Hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılmasının amacı bu kısımların doğru olduğunu belirlemek, bozmanın sınırlarını çizmek ve bu şekilde usulü kazanılmış hakları oluşturup, korumaktır. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak oluşturur.
Sorumluluk zammı açısından, bozmaya konu ilk Mahkeme kararında sorumluluk zammı hüküm altına alınmamış ve fazlaya ilişkin taleplerin reddedildiği belirtilmiştir. Bu ilk karar sadece davalı tarafından temyiz edilmiştir. Eldeki kararda ise uyulan bozma ilamından sonra sorumluluk zammına hükmedilmesi davalının usuli müktesep hakkına aykırıdır.
Diğer yandan, kabule göre, yukarda aile, yemek, yakacak, giyim yardımları açısından belirtilen hususların sorumluluk zammı açısından da gözetilmemesi hatalıdır.
6-İlk Mahkeme kararında net 1516 TL. genel tatil ücreti hüküm altına alınmıştır. Eldeki bozmadan sonra verilen kararda ise gerekçede esas alındığı belirtilen 23/06/2014 tarihli bilirkişi raporunda %30 takdiri indirimli olarak brüt 2816,64 TL. genel tatil ücreti hesaplanmıştır. Mahkeme tarafından toplam brüt 1516 TL. genel tatil ücretine hükmedilmiş ise de, Mahkeme kararında benimsendiği belirtilen bilirkişi raporunda hesaplanan miktarın, davalı lehine usuli müktesep hak oluşturan ilk karardaki miktarı aşamayacağı gözetilerek hesaplanan brüt 2816,64 TL.’nın net miktarının 1516 TL.’nı geçip geçmediğinin irdelenmemesi ve davacının talep edilebileceği genel tatil ücretinin net 1.516 TL’sini geçemeyeceğinin açıkça ortaya konmaması hatalıdır.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 29/06/2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.