YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/34634
KARAR NO : 2014/36239
KARAR TARİHİ : 01.12.2014
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı vekili, davacı işçinin kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin, izin ödeneği, fazla mesai ve tatil çalışmaları karşılığı ücret alacağı, iş arama süresi ücreti ve fazla çalışam ücreti faiz alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 08.05.2014 gün ve 2012/8874 Esas, 2014/14859 Karar sayılı kararı ile “Somut olayda, davacının15.01.1991-31.01.2002 tarihleri arasındaki çalışmasında hak ettiği tazminat ve işçilik alacakları hakkında açtığı dava görülürken yeniden çalışmaya başlayacağını belirterek feragat dilekçesi verdiği davacının feragat dilekçesini yeniden işe girmesi nedeniyle verdiği, dolayısıyla serbest iradesinden bahsedilemeyeceğinin kabul edilmesi gerektiği, feragat nedeniyle red kararı kesin hüküm teşkil etmeyeceğinden mahkemece davacının ilk dönem çalışmasının da değerlendirilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasının bozmayı gerektirdiği” gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama sonunda, “yansıması sadece davanın taraflarını değil, ilgili sosyal güvelik kurumunun hak ve alacaklarını etkileyeceği gibi, çalışanın yakınlarını da etkileyebilecek olması ve anayasal bir hakka ve devletin anayasal bir görevine ilişkin olması sebebi ile kamu düzenine ilişkin olan ve bu sebeple, taraf beyanlarının mahkeme açısından bağlayıcı olmadığı sosyal güvenlik hukukuna dair hizmet tespiti davaları hariç iş mahkemelerinde görüle davalarda feragat beyanı, kati bir hükmün hukuki neticelerini hasıl edecek olup, bu beyan üzerine verilen hüküm de taraflarca temyiz edilmeyerek kesinleştiği veya temyizen onanarak kesinleştiği taktirde taraflar açısından kesi hüküm teşkil edeceği, … 1. İş Mahkemesinin 2002/305 E 2003/680 K sayılı dosyasında 11/09/2003 tarihli celse davanın feragat nedeni ile reddine karar verilmiş olup, gerekçeli kararın davacı asile 04/11/2003 tarihinde tebliğ edildiği ve taraflarca da temyiz edilmemiş olmakla 12/11/2003 tarihinde kesinleşmiş olduğu, davacının bundan sonra bir mahkemesinden bir iadeyi muhakeme talebinde de bulunmadığından feragat sebebi ile redde ilişkin kesin hüküm mevcudiyetini koruduğu, söz konusu feragat hükmünü yok sayması veya hükmün niteliğini HUMK’nun veya HMK’nın dışına çıkarak tartışması veya maddi hukuktan kaynaklanan gerekçelerle diğer mahkemenin yerine geçerek, o hükmü veya kesinliğini kaldırmasının da mümkün olmadığı” gerekçesi ile bozmaya karşı direnilmiştir.
Direnme kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiş olup, Dairemizin 6352 sayılı kanunun 40. maddesi ile eklenen 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ikinci maddesi uyarınca öncelikle inceleme yetkisi olduğu anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Dairemizin “Somut olayda, davacının15.01.1991-31.01.2002 tarihleri arasındaki çalışmasında hak ettiği tazminat ve işçilik alacakları hakkında açtığı dava görülürken yeniden çalışmaya başlayacağını belirterek feragat dilekçesi verdiği davacının feragat dilekçesini yeniden işe girmesi nedeniyle verdiği, dolayısıyla serbest iradesinden bahsedilemeyeceğinin kabul edilmesi gerektiği, feragat nedeniyle red kararı kesin hüküm teşkil etmeyeceğinden mahkemece davacının ilk dönem çalışmasının da değerlendirilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasının bozmayı gerektirdiği” gerekçesi ile verilen karara karşı yerel mahkemece “yansıması sadece davanın taraflarını değil, ilgili sosyal güvelik kurumunun hak ve alacaklarını etkileyeceği gibi, çalışanın yakınlarını da etkileyebilecek olması ve anayasal bir hakka ve devletin anayasal bir görevine ilişkin olması sebebi ile kamu düzenine ilişkin olan ve bu sebeple, taraf beyanlarının mahkeme açısından bağlayıcı olmadığı sosyal güvenlik hukukuna dair hizmet tespiti davaları hariç iş mahkemelerinde görülen davalarda feragat beyanı, kati bir hükmün hukuki neticelerini hasıl edecek olup, bu beyan üzerine verilen hüküm de taraflarca temyiz edilmeyerek kesinleştiği veya temyizen onanarak kesinleştiği taktirde taraflar açısından kesin hüküm teşkil edeceği, … 1. İş Mahkemesinin 2002/305 E 2003/680 K sayılı dosyasında 11/09/2003 tarihli celse davanın feragat nedeni ile reddine karar verilmiş olup, gerekçeli kararın davacı asile 04/11/2003 tarihinde tebliğ edildiği ve taraflarca da temyiz edilmemiş olmakla 12/11/2003 tarihinde kesinleşmiş olduğu, davacının bundan sonra bir mahkemesinden bir iadeyi muhakeme talebinde de bulunmadığından feragat sebebi ile redde ilişkin kesin hüküm mevcudiyetini koruduğu, söz konusu feragat hükmünü yok sayması veya hükmün niteliğini HUMK’nun veya HMK’nın dışına çıkarak tartışması veya maddi hukuktan kaynaklanan gerekçelerle diğer mahkemenin yerine geçerek, o hükmü veya kesinliğini kaldırmasının da mümkün olmadığı” gerekçesi ile direnilmiş olup, feragatin mahkeme önünden yapılması karşısında direnmenin doğru olduğu, yerel mahkemesince bu hususun düzeltildiği anlaşıldığından, dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, taraf vekillerinin yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ek ikinci maddesi uyarınca ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davalıya yükletilmesine 01.12.2014 tarihinde oy birliği ile karar verildi.