Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2016/12510 E. 2017/1446 K. 27.02.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/12510
KARAR NO : 2017/1446
KARAR TARİHİ : 27.02.2017

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : 7.585,20 TL maddi ve 6.000 TL manevi tazminatın
davalıdan alınarak davacıya verilmesine

Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.11.2012 tarih, 2011/54 Esas – 2012/279 Karar sayılı hükmünün dosya içeriğine göre 13.03.2013 tarihinde kesinleştiği, davacı (sanık) yönünden herhangi bir temyiz talebinin bulunmadığı ve 5271 sayılı CMK’nın 142/1. maddesine göre koruma tedbirleri nedeniyle tazminat istemlerinin herhalde hükmün kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde dava konusu edilebileceği anlaşılmakta ise de, davacı vekilinin kesinleşme şerhli kararın tebliğini talep etmesi üzerine mahkemenin 20.11.2013 tarihli cevabi yazısı ile sanık (davacı) hakkındaki 2011/54 Esas sayılı dosyanın temyiz üzerine Yargıtaya gönderildiğinin ve henüz kesinleşmediğinin bildirildiği nazara alındığında, dosyanın diğer sanıkları yönünden temyiz incelemesinin Yargıtay 10. Ceza Dairesince yapılarak 11.09.2014 tarihinde karar verilmesi üzerine davacı vekilinin 01.12.2014 tarihinde açtığı tazminat davasının süresinde açıldığının kabulünün gerekeceği dikkate alındığında tebliğnamedeki düşünceye iştirak olunmamıştır.
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekili ve davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında davacının (sanığın) 31.12.2005 – 04.01.2011 tarihleri arasında 5 yıl 4 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda davacının (sanığın) üzerine atılı uyuşturucu ticareti yapma suçundan 6 yıl 3 ay hapis ve 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun hükümleri dikkate alınarak ve dosya içeriğine göre 3.000 TL adli para cezasının gün karşılığı 100 TL üzerinden 30 gün olarak tutuklu kalınan süreden düşülmesi suretiyle infaz edildiği gözetilerek davacının (sanığın) 31.03.2010 – 04.01.2011 tarihleri arasında fazladan tutuklu kaldığı süre için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarları üzerinden hesaplanacak 5.507,51 TL’nin maddi tazminat olarak ödenmesine karar verilmesi gerekirken davacının 01.03.2010 – 04.01.2011 tarihleri arasında fazladan tutuklu kaldığı kabul edilerek ve brüt asgari ücretten kesinti yapılmadan hesaplama yapılarak maddi tazminatın fazla tayini,
2-Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda az manevi tazminata hükmolunması ve kabul edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarına 31.03.2010 tarihinden itibaren yasal faize hükmolunması gerektiği gözetilmeden, 01.03.2010 tarihinden itibaren yasal faize hükmolunması,
3- Gerekçeli karar başlığında ”dava” yerine ”suç”, ”dava tarihi: 01.12.2014” yerine, ”suç tarihi/saati: 2010” yazılması ile ”suç yeri” ibaresine yer verilmesi ile hükme iştirak eden Cumhuriyet savcısının adı – soyadı ve sicilinin CMK’nın 232/2-b maddesine aykırı olarak gerekçeli karar başlığında gösterilmemesi,
Kanuna aykırı olup, davalı vekili ve davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 27.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.