Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2015/11882 E. 2017/1994 K. 15.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/11882
KARAR NO : 2017/1994
KARAR TARİHİ : 15.03.2017

Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suçlar : Hakaret, tehdit, kasten yaralama, kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması
Hükümler : Sanığa TCK’nın 32/1, CMK’nın 223/3-a maddeleri gereğince ceza verilmesine yer olmadığına ve sanık hakkında TCK’nın 57/1-2. Maddesi gereğince akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirinin uygulanmasına

Hakaret, tehdit, kasten yaralama, kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçlarından sanığa ceza verilmesine yer olmadığına ve sanık hakkında akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirinin uygulanmasına ilişkin hükümler, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
A) Katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosyada mevcut vekaletname içeriğine göre davadan feragata ve temyiz talebinden vazgeçmeye yetkili olan katılan vekilinin, temyiz isteminde bulunduktan sonra, 20.02.2014 hâkim havale tarihli dilekçesi ile katılan adına temyizden vazgeçtiğini belirtmiş olması karşısında, TEMYİZ İNCELEMESİNE YER OLMADIĞINA, dosyanın katılan vekilinin temyiz istemi açısından mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
B) Sanık müdafiinin hakaret, tehdit ve kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlerle ilgili temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan yargılama sonunda, Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulunun 11.09.2013 tarihli raporu tüm dosya kapsamı ile birlikte değerlendirilerek, sanığın 13.04.2012 tarihinde hakaret, tehdit ve kasten yaralama suçlarını işlediği sırada “hezeyanlı bozukluk” denilen akıl hastalığına müptela olup, işlediği fiillerin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiillerle ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğini ortadan kaldıracak boyuttaki bu hastalığın etkisi altında bulunması nedeniyle işlediği suçlara yönelik ceza sorumluluğunun olmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, sanık müdafiinin sübuta, eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiğine, katılan lehine vekalet ücreti takdir edilmesine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin isteme uygun olarak ONANMASINA,
C) Sanık müdafiinin kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçundan kurulan hükümle ilgili temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık …’nin, katılan …’ın avukatlık bürosuna gidip, vekalet sözleşmesinden kaynaklanan bir ihtilaf ile ilgili aralarında geçen konuşmaları cep telefonu ile gizlice kaydetmesi eyleminde, konuşmaya bir üçüncü kişinin dahil olmaması karşısında sanığa isnat edilen TCK’nın 133/2. maddesindeki kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı, kaydedilen konuşmaların katılanın özel yaşam alanına ilişkin ve özel hayatının gizliliğini ihlal edecek nitelikte bulunmaması nedeniyle sanığın eyleminin TCK’nın 134/1. maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu da oluşturmayacağı gözetilmeksizin, sanığa yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olmasından dolayı sanık hakkında CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince beraat kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 15.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.