Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2016/12818 E. 2017/1993 K. 15.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/12818
KARAR NO : 2017/1993
KARAR TARİHİ : 15.03.2017

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi

Görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanıklar Muhammed ve Rıdvan’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 134/1-1 ve 134/1-2. madde, fıkra ve cümleleri gereğince ayrı ayrı 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına dair Karapınar Asliye Ceza Mahkemesinin 13.04.2016 tarihli ve 2013/334 esas, 2016/273 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, sanıklar Muhammed ve Rıdvan’ın görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan Karapınar Asliye Ceza Mahkemesinin 13.04.2016 tarihli ve 2013/334 esas, 2016/273 karar sayılı ilamıyla ayrı ayrı 4’er yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiş ise de, katılanın 16.01.2013 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından alınan ifadesinde, sanıklardan Rıdvan hakkında davacı ve şikayetçi olmadığını, sanık Muhammed’den davacı ve şikayetçi olduğunu beyan ettiği, daha sonra 17.01.2013 tarihli Cumhuriyet Başsavcılığında alınan ifadesinde ise sanıkların tümünden şikayetçi olduğunu beyan ettiği, katılan Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından alınan ilk ifadesinde her ne kadar sanık Muhammed’den davacı ve şikayetçi olduğunu beyan etmiş ise de, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 73/5. maddesine göre iştirak halinde suç işlemiş olan sanıklardan birisi hakkında şikayetten vazgeçme diğer sanıkları da kapsayacağından ve şikayetten vazgeçmeden vazgeçme olmayacağından sanıklar hakkında beraat kararı yerine mahkumiyet hükmü kurulmasında isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığının 15.11.2016 gün ve 94660652-105-42-12750-2016-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.12.2016 gün ve 2016/392425 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
İncelenen dosya kapsamına göre; katılan 16.01.2013 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından alınan ifadesinde, sanıklardan Rıdvan hakkında şikayetçi olmadığını; ancak, diğer sanık Muhammed’den şikayetçi olduğunu, 17.01.2013 tarihli ifadesinde ise sanıkların hepsinden şikayetçi olduğunu beyan etmiş ise de, sanık … hakkında, diğer sanık Muhammed ile özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu iştirak halinde işledikleri kabul edilerek dava açılması karşısında, iştirak halinde işlenen suçtan dolayı şikayetten vazgeçmenin bölünemezliği prensibinden hareketle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 73/5. maddesi gereğince sanık … hakkındaki vazgeçmenin diğer sanık Muhammed’e de sirayet edeceği ve şikayetten vazgeçmeden vazgeçmenin mümkün olmadığı gözetilerek, sanıklar Muhammed ve Rıdvan hakkında görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan dolayı açılan davaların kovuşturmada şikayet koşulunun gerçekleşmemesi nedeniyle ayrı ayrı düşmesine karar verilmesi gerekirken, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suçtan dolayı şikayet yokluğuna rağmen yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiş olup,
Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran yerinde görüldüğünden, Karapınar Asliye Ceza Mahkemesinin 13.04.2016 tarihli ve 2013/334 esas, 2016/273 sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4-d maddesindeki “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklindeki düzenleme gereği bozma nedenine göre uygulama yapılarak, sanıklar Muhammed ve Rıdvan’ın görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan dolayı mahkumiyetlerine ilişkin bölümün hüküm fıkrasından çıkarılmasına, yerine, “A-Sanıklar Muhammed ve Rıdvan hakkında görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan dolayı açılan davaların kovuşturmada şikayet koşulunun gerçekleşmemesi nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 134/1, 139/1, 73 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddeleri gereğince ayrı ayrı DÜŞMESİNE,” ibarelerinin yazılmasına, sanıklar hakkındaki davaların düşmesine karar verilmiş olmasından dolayı hüküm fıkrasının 8-b ve 8-c numara ve harfleri ile gösterilen bölümündeki yargılama giderlerinden sanıkların sorumlu tutulmamalarına ve sanıkların sebebiyet verdikleri YARGILAMA GİDERLERİNİN HAZİNE ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, hüküm fıkrasındaki diğer hususların aynen bırakılmasına, müteakip işlemlerin mahallinde buna göre yapılmasına, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.