Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2015/17927 E. 2017/5705 K. 22.05.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/17927
KARAR NO : 2017/5705
KARAR TARİHİ : 22.05.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Müştekinin beyanı, sanıkların aşamalardaki değişen ve çelişkili savunmaları, apartmanın girişindeki kamera kaydı görüntüleri, yakalandıklarında sanık …’un üzerindeki çantada bulunan müştekiye ait olduğu sabit olan adli emanete kayıtlı poşet ve diğer tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; sanıkların yakalandıklarında müştekinin evinin olduğu apartmana hiç girmediklerini, o tarihte …’da olduklarını, görüntülerdeki şahıslarla benzerlik olabileceğini söyleyerek suçu inkar ettikleri, daha sonra soruşturma devam ederken sanık …’un cezaevinden Cumhuriyet Savcılığına yazdığı mektupla görüntülerdekinin kendisi olduğunu kabul ettiğini söylediği, ilerleyen aşamalarda sanıkların savunmalarını değiştirerek görüntüleri kabul etmek suretiyle olay günü birlikte seyyar satıcılık yapmak için müştekinin apartmanına girdiklerini söyledikleri, olay günü müştekinin oturduğu apartmana giriş ve çıkış görüntülerinin dosyada mevcut olduğu, görüntülerde apartmana girerlerken sanıkların taşıdıkları az dolu çantanın apartmandan beraber çıkarlarken tamamıyla dolu olduğu, müştekinin dosya kapsamında belirtmiş olduğu kırmızı poşetle apartmandan çıktıkları, girdiklerinde söz konusu poşetin ellerinde olmadığı görülerek, sanıkların suçtan kurtulmaya yönelik olduğu anlaşılan savunmalarına itibar edilmeyerek, atılı suçun sübut bulduğu kanaati hasıl olduğundan tebliğnamede ek araştırmalar yapılması gerektiği yönündeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanıkların baştan itibaren fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettikleri olayda, müştekinin evine girerek suçu işledikleri sabit olduğu halde konut dokunulmazlığını ihlal suçundan haklarında tayin olunan cezada 5237 sayılı TCK’nın 119/1-c maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53.madde 1.fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiinin ve sanık …’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkralarında TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerden “b” bendinin çıkartılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22/05/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.