Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/20433 E. 2017/7923 K. 04.05.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/20433
KARAR NO : 2017/7923
KARAR TARİHİ : 04.05.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalılardan … A.Ş avukatı ve dahili davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı … Temizlik şirketinde sigortalı olarak … belediyesi bünyesinde sosyolog olarak 08.07.2013 tarihinde çalışmaya başladığını, 07.01.2015 tarihinde davalılar tarafından gerekçe gösterilmeksizin iş akdinin sonlandırıldığını, fesih ile ilgili yazılı bir bildirimde bulunulmadığını, savunmasının alınmadığını ileri sürerek feshin geçersizliğinin tespitini, müvekkilin işe iadesini ve yasal sonuçlarına hükmedilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı … A.Ş. vekili, davalı şirketin ihale usulü ile iş yaptığını, davalı şirketin … Belediye Başkanlığı ile yapılan ihale süresinin bitmesi nedeni ile iş akdinin 31.12.2014 tarihinde işin sona ermesi nedeni ile son bulduğunu, davacının 31.12.2014 tarihinden itibaren … Belediyesi nezdinde ihaleyi kazanan firma olan … Şti’nde çalışmaya devam ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, davacının diğer davalı şirket ile personel işe giriş sözleşmesi yaparak bu şirketin elemanı olduğunu, belediyenin her yıl eleman ihtiyacını 1 yıllık süreli 01.01.2014-31.12.2014 yılı için eleman veya mal alımı için ihale yaparak ihale neticesinde yüklenici firma ile sözleşme yaptığını, davacının da yüklenici firma elemanı olarak çalıştığını, davacının … çalışanı olduğundan tüm sosyal hakları bu şirket tarafından ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Dahili davalı … Ltd Şti. vekili, şirketin … Belediyesi nezdinde 01.01.2015 tarihinden itibaren çalışmaya başladığını, davacının davaya dahil edilen şirkette bir çalışması bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece toplanan delillere dayanılarak, davacının iş sözleşmesinin hiç bir gerekçe gösterilmeden feshedildiği, davalı işyerinin davacı işçinin savunmasını almadığı gibi savunma talep edildiğine dair bir belgede ibraz edilemediği, fesih sebebinin açık ve kesin bir şekilde belirtilmediği, feshin geçersiz olduğu gerekçesiyle, davacının en son çalıştığı dahili davalı … Ltd. Şti.’ne işe iadesine dair davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı … A.Ş. ile dahili davalı … Ltd. Şti. vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
6100 sayılı HMK ve yargılama hukukumuzda zorunlu dava arkadaşlığı dışında, bir kişinin dahili dava yolu ile davaya dahil edilmesi ve hakkında hüküm kurulması mümkün değildir. Sadece husumette yanılma halinde gerçek tarafa dava dilekçesi tebliğ edilir ve taraf teşkili sağlanır.
Alt işveren; bir iş yerinde yürütülen mal ve hizmet üretimine ilişkin asıl işin bir bölümünde veya yardımcı işlerde, işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren alanlarda iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini, sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren olarak tanımlanabilir. Alt işverenin iş aldığı işveren ise asıl işveren olarak adlandırılabilir. Bu tanımlamalara göre asıl işveren – alt işveren ilişkisinin varlığından söz edebilmek için iki ayrı işverenin olması, mal veya hizmet üretimine dair bir işin varlığı, işçilerin sadece asıl işverenden alınan iş kapsamında çalıştırılması ve tarafların muvazaalı bir ilişki içine girmemeleri gerekmektedir.
Alt işverene yardımcı işin verilmesinde bir sınırlama olmasa da, asıl işin bir bölümünün teknolojik uzmanlık gerektirmesi zorunludur. 4857 sayılı İş Kanununun 2 nci maddesinde, asıl işveren alt işveren ilişkisinin sınırlandırılması yönünde yasa koyucunun amacından da yola çıkılarak, asıl işin bir bölümünün alt işverene verilmesinde “işletmenin ve işin gereği” ile “teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler” ölçütünün bir arada bulunması şarttır. Yasanın 2 nci maddesinin altıncı ve yedinci fıkralarında “işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler” sözcüklerine yer verilmiş olması bu gerekliliği ortaya koymaktadır. Alt İşverenlik Yönetmeliğinin 11 inci maddesinde de yukarıdaki anlatımlara paralel biçimde, asıl işin bir bölümünün alt işverene verilebilmesi için “işletmenin ve işin gereği ile teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektirmesi” şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği belirtilmiştir.
Feshin geçersizliği ve işe iade davasının alt ve asıl işveren ilişkisinde, her iki işverene birlikte açılması halinde, davacı işçi alt işveren işçisi olup, iş sözleşmesi alt işveren tarafından feshedildiğinden, feshin geçersizliği ve işe iade yükümlülüğü alt işverenindir. Asıl işverenin iş ilişkisinde sözleşmenin taraf sıfat bulunmadığından, asıl işverenin işe iade yönünde bir yükümlülüğünden söz edilemez. Asıl işverenin işe iade kararı sonrası işçinin işe başlamak için başvurması ve alt işverenin işe almamasından kaynaklanan işe başlatmama tazminatı ile dört aya kadar boşta geçen süre ücretinden yukarda belirtilen hüküm nedeni ile alt işverenle birlikte sorumluluğu vardır. (Dairemizin 09.06.2008 gün ve 2007/40942 Esas, 2008/14420 Karar sayılı ilamı).
Somut uyuşmazlıkta, davacı, dava dilekçesinde 07/01/2015 tarihinde davalılar tarafından gerekçe gösterilmeksizin sözlü olarak iş akdinin feshedildiğini iddia etmiştir.
Dosya içeriğindeki işe giriş çıkış bildirgelerinden davacı işçinin, davalı … Temizlik şirketinden 31/12/2014 tarihinde çıkışının yapıldığı, 01/01/2015 tarihinde ihaleyi alan dahili davalı … şirketinde işe başladığı ve çalıştığını gösterir herhangi bir yazılı kayıt sunulmadığı, aksine 2015 yılı personel listesinde davacının isminin yer almadığı, dolayısıyla davacının dahili davalı şirkette çalıştığının kanıtlanamadığı, en son davalı … Temizlik şirketi işçisi olarak diğer davalı … nezdinde çalıştığı, buna göre davacının iş akdinin feshedildiği tarihte dahili davalı … şirketinin işçisi olmadığı anlaşılmaktadır. Diğer taraftan, davada muvazaa iddiası olmayışı karşısında aleyhine usulüne uygun şekilde dava açılmayan … şirketinin dahili dava yolu ile davaya ithal edilmesi ve hakkında hüküm kurulması hatalıdır.
Davalı … Temizlik şirketi, davacının iş akdinin feshini yazılı olarak yapmadığı, fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde bildirmediğinden yapılan fesih geçersizdir. Mahkemece feshin geçersizliğine karar verilmesi bu yönü ile isabetlidir.
Davalı belediye ise, asıl – alt işveren ilişkisi kapsamında işe iade kararının mali sonuçlarıyla sınırlı olarak sorumludur. Davaya dahili dava yoluyla davalı ithali yasaya aykırıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
F) HÜKÜM:
Yukarda açıklanan gerekçeler ile;
1-Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Dahili davalı … Ltd Şti. aleyhine usulüne göre açılmış bir dava bulunmadığından dahili davalı hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
3-Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının davalı alt işveren … A.Ş.’de İŞE İADESİNE,
4-Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı alt işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davalılar … A.Ş. ve …’nın müştereken ve müteselsilen sorumlu olmaları kaydıyla davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücret tutarı olarak BELİRLENMESİNE,
5-Davacının işe iade için süresi içinde davalı alt işverene başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aylık ücret ve diğer haklarının davalılar … A.Ş. ve …’ndan müştereken ve müteselsilen tahsilinin GEREKTİĞİNE,
6-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
7-Davacı tarafından yapılan 556.50 TL yargılama giderinin davalılar … A.Ş. ve …’ndan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalıların yaptığı yargılama giderinin üzerlerinde bırakılmasına,
8-Davacı vekille temsil edildiğinden AAÜT’sine göre belirlenen 1.980,00 TL vekâlet ücretinin davalılar … A.Ş. ve …’ndan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
9-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgililere iadesine,
Kesin olarak 04.05.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.