Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2017/1237 E. 2017/2239 K. 21.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/1237
KARAR NO : 2017/2239
KARAR TARİHİ : 21.03.2017

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi

Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 179/2-, 62/1, 50 ve 52/2. maddeleri uyarınca 1.000 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Ankara 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/05/2016 tarihli ve 2015/145 esas, 2016/945 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi
Sanığın olay tarihinde, sevk ve idaresindeki araçla kırmızı ışıkta bekleyen mağdurun kullandığı araca çarpmak suretiyle maddi hasara sebebiyet vermesi ile sonuçlanan eyleminin taksirle meydana gelmiş olması karşısında, unsurları oluşmayan trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan beraati yerine, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığının 22.12.2016 gün ve 94660652-105-06-10649-2016-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.01.2017 gün ve 2016/402488 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Tüm dosya kapsamından, sanığın idaresindeki araçla seyir halinde iken önünde aynı istikamette seyreden ve kırmızı ışık nedeni ile duran araca fren yapmasına rağmen arkadan çarpması sonucu meydana gelen maddi hasarlı olayda; sanığın eyleminin TCK’nın 179/2. maddesinde düzenlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu oluşturmayacağı, zira TCK’nın 179. maddesinde düzenlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun, bu maddenin 2. fıkrasında ”kara, deniz, hava ve demiryolu ulaşım araçlarını kişilerin hayat, sağlık ve malvarlığı açısından tehlikeli olabilecek şekilde sevk ve idare etmek…” şeklinde tanımlandığı, aynı Kanunun 180. maddesinde düzenlenen, trafik güvenliğini taksirle tehlikeye sokma suçunda ise karayolu ulaşım araçlarına yer verilmediği, dolayısıyla TCK’nın 179. maddesinde düzenlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun ancak kasten işlenebileceği ve bu suçun oluşabilmesi için aracın kasıt ya da olası kasıtla kişilerin hayat, sağlık ve malvarlığı açısından tehlike yaratacak bir şekilde sevk ve idare edilmesi gerektiği, karayolu ulaşım araçları yönünden suçun taksirle işlenen biçimine TCK’da yer verilmediği, koşulları bulunduğu takdirde eylemin 2918 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilebileceği bu nedenle sanık hakkında unsurları oluşmayan trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yasal ve yerinde olmayan gerekçelerle sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiş olup,

Kanun yararına bozma talebine atfen düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden, Ankara 24.Asliye Ceza Mahkemesinin 17.05.2016 tarihli ve 2015/145 esas, 2016/945 sayılı kararının CMK’nın 309. maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.