YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/16090
KARAR NO : 2017/1505
KARAR TARİHİ : 28.02.2017
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : Tüm sanıklar hakkında; CMK’nın 223/2-c maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine
Taksirle öldürme suçundan sanıkların ayrı ayrı beraatine ilişkin hükümler, katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Kaza mahallindeki menfez inşaatının 09/07/2013 tarihinde AYC İnşaat Taahhüt Ticaret Limited Şirketine ihale edildiği ve ihale sözleşmesinin 16/08/2013 tarihinde imzalandığı, buna göre taraflar arasındaki sözleşme ve Yapım İşleri Genel Şartnamesi hükümleri uyarınca yer teslimi yapılarak Baks (Kutu) Menfez İnşaatına başlanması gerekirken, anılan firma tarafından yer teslimi yapılmadan menfez yeri kazı hafriyat çalışması yapıldığı, olay günü kullandığı motosiklet ile arkasında …’da olduğu halde Ortaköy – Çatalcam köyleri arasında seyir halinde olan …’ün, olay mahallinde menfez çalışması nedeni ile yola açılan çukura düşmesi ve önceden yapılmış köprünün betonuna çarpması sonucu vefat ettiği olayda; sanık …’ın AYC fırmasının yetkilisi, sanık …’ün menfez kazı hafriyat çalışması yapılan yer sorumlusu oldukları, sanık …’ın da anılan şirkette iş makinelerinden sorumlu formen olarak çalıştığı, menfez çalışması sırasında yapılan yol boyunca önceden konulması gereken uyarıcı ve bilgi verici trafik işaret ve levhalarının (yolda çalışma var, hız sınırlaması, yön levhası gibi), yol üzerine ve yol kenarına düzgün bir şekilde yerleştirilmeyip gerekli önlemlerin alınmadığı, gerek Trafik Kaza Tespit Tutanağı, gerek bilirkişi trafik polis memuru Tuncay Mercan’ın 12/06/2014 tarihli raporu ve gerekse Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinin 19/09/2014 tarihli raporlarında önlem alınmamasının asli kusur oluşturduğunun belirtilmesi karşısında, bahse konu şirkette söz konusu önlemlerin kimin tarafından alınması gerektiği, bu işlemin kimin sorumluluğunda olduğu tespit edildikten sonra, sanıkların hukuki durumunun tayini ve tespiti gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, katılanlar vekilinin ve sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 28/02/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.