YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/10897
KARAR NO : 2017/1345
KARAR TARİHİ : 23.02.2017
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 74/1, 74/1-son cümle, 5237 sayılı TCK’nın 62/1, 58/6. maddeleri uyarınca mahkumiyet
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dairemizin sanık aleyhine olan 09/01/2013 tarih ve 2011/10236 – 2013/405 sayılı bozma ilamından sonra sanık müdafine duruşma gününü bildirir davetiye gönderilmediği gibi, gerekçeli kararın da tebliğ edilmediği anlaşılmakla; sanık müdafince öğrenme üzerine yapılan temyiz isteminin süresinde olduğu değerlendirilerek, tebliğnamedeki ret görüşüne iştirak edilmemiş olup;
Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olarak, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının, Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 tarihli, 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı da gözetilerek infaz aşamasında uygulanması mümkün görülmüştür.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin, eksik inceleme ile karar verildiğine, sanığın suç işleme kastı ile hareket etmediğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Mükerrir olan sanık hakkındaki denetimli serbestlik tedbiri süresinin infaz aşamasında 5275 sayılı Kanun hükümleri uyarınca belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin, infazı kısıtlar biçimde, cezanın infazından sonra sanık hakkında 1 yıl 2 ay süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hüküm fıkrasının (6) numaralı bendinde yer alan “1 yıl 2 ay süre ile” ibaresinin hükümden çıkartılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23/02/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.