Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2016/11543 E. 2017/2392 K. 27.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/11543
KARAR NO : 2017/2392
KARAR TARİHİ : 27.03.2017

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : 8.743,98 TL maddi ve 14.42,00 TL manevi tazminatın
davalıdan alınarak davacıya verilmesine

Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Bozma ilamına uyularak yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekili ve davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- 18.12.2014 tarih, 2014/145 Esas – 2014/189 Karar sayılı ilk hükmün taraflarca temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 13.10.2015 tarih, 2015/11768 Esas – 2015/15256 Karar sayılı ilamı ile diğer nedenlerle birlikte manevi tazminat miktarı belirlenirken objektif bir kriter olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre, gözaltı tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekmesi suretiyle tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nesafet kurallarına uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, 336 gün süreyle tutuklanan davacı için hükmedilen 27.000 TL manevi tazminat miktarının bu ölçülere uymayıp fazla tayin edildiği gerekçesiyle de bozulmasına karar verilmesi üzerine yapılan yargılamada bu kez de manevi tazminat miktarı yazı ve rakamla ayrı ayrı gösterilmeyerek “on dört lira kırk iki kuruş” olarak algılanacak ve infazda duraksamaya yol açacak şekilde ”14.42,00 TL” manevi tazminata hükmedilmesi,
2- 26.01.2016 olan karar tarihinin gerekçeli karar başlığında 18.12.2014 olarak yazılması,
Kanuna aykırı olup, davalı vekili ve davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 27.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.