YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/7250
KARAR NO : 2017/1611
KARAR TARİHİ : 02.03.2017
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Karar Tarihi : 31.12.2014
Suç : Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
Hüküm : TCK’nın 179/3-2,62/1,50/1-a,52 maddeleri gereğince mahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, mahalli Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi gereği düşünüldü;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, mahalli Cumhuriyet Savcısı’nın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak;
1-Olay gecesi idaresindeki motosiklet ile seyir halinde iken tek taraflı kaza yapan ve olay akabindeki ölçümde 2.80 promil alkollü olduğu anlaşılan sanık hakkında, kastın yoğunluğu, tehlikenin ağırlığı, suçun işleniş biçimi nazara alınarak TCK’nın 61/1. maddesi uyarınca, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Sanık hakkında tayin edilen adli para cezasının, taksitlendirilmesine karar verilirken, TCK’nın 52/4. maddesi uyarınca taksit sayısının, 4’ten az olamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde 2 taksit halinde ödenmesine karar verilmesi,
3-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2012 gün, 6-386; 30.11.2010 gün, 5-237; 29.05.2007 gün, 114-113; 26.05.2009 gün ve 50-130 sayılı ve benzer kararlarında vurgulandığı üzere; 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 231/3, 232/6. maddeleri gereğince, hüküm ve kararlarda, başvurulacak yasa yolu, süresi, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin anlaşılabilir nitelikte açıkça gösterilmesi zorunluluğuna rağmen, sanık hakkında tayin edilen adli para cezasının hapis cezasından çevrilmiş olması sebebiyle temyize tabi olduğu gözetilmeden, Mahkemece dosyanın esası hakkında karar verildikten sonra, hükmün yasa yolu kısmında cezanın miktarı itibariyle kesin olduğu belirtilerek yasa yolunun yanlış gösterilmesi suretiyle sanığın yanıltılması;
Kanuna aykırı olup, mahalli Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA; 02.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.