Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/1655 E. 2014/8805 K. 08.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/1655
KARAR NO : 2014/8805
KARAR TARİHİ : 08.05.2014

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.05.2013 tarih ve 2010/767-2013/219 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı ile davalı …’in diğer davalı şirketin hissedarı olduklarını, davalı şirketin 20/08/2008 tarihinde kurulduğunu, davacının davalı şirkete sermaye taahhüt borcu dışında ayrıca işletme sermayesi olarak kullanılmak üzere borç para verdiğini, daha sonra davacının hisselerinin bir kısmını …’e bir kısmını da … ‘a devrettiğini, davacının şirkete verdiği borç paraların bir kısmı için şirkete ait bir kısım malları ve bir kısım çekleri aldığını, geriye ödenmemiş 62.000,00 TL alacağı kaldığını, şirket hisselerinin devri sırasında davalı …’in 62.000,00 TL’nin şirket tarafından ödenememesi halinde kendisinin bizzat ödemeyi …ettiğini, bu sebeple davacının hisse devrini gerçekleştirdiğini, ancak borcun ödenmediğini ileri sürerek, 62.000,00 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili, davacının davalı şirkete verdiği borç paranın diğer şirket ortağından istenemeyeceğini savunarak, davanın husumet yönünden reddini istemiştir
Diğer davalı şirket vekili, davacıya devirden önce ayrıca 7.100,00 TL ödeme yapıldığını, şirketin aylık 6.000,00 TL gideri bulunduğunu, ortaklığın devam ettiği 21 aylık süre içinde davacıya düşen gider payının 63.000,00 TL olduğunu, bu miktar da düşüldüğünde davacının alacağının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; hisse devir sözleşmelerinde “devir bedelini nakden ve tamamen aldım” şerhi bulunmasına rağmen davacının aldığını belirttiği bedelin sermaye hesabı ile ilgili olduğu, diğer alacaklar ile ilgili hesaplaşma ve mahsuplaşma yapılmadığı, davacının …Bankası dekontlarına göre sermaye payı dışında davalı şirkete 222.860,00 TL borç para verdiği, Ortaklar Kurulu’nun 26.05.2010 tarih 1 nolu kararı ile, şirket faaliyetleri esnasında … …’ndan alınan borçlara karşılık 76.680,00 TL ve 18.900,00 EURO bedelli çekin teslimine ve stokta bulunan 4 adet RHINOLIGT IV Marka cihazın alınan borca karşılık … …’na teslimine ve
fatura edilmesine cihazlara 46.373,04 TL değer biçilmesine karar verildiğinin görüldüğü, davacının son celsedeki beyanına göre devirden önce şirketten 7.100,00 TL para çektiği bu paranın şirkete geri ödenmediği, böylelikle davacının 54.900,00 TL alacakalı bulunduğu, limited şirketin sermaye şirketi olup şirket giderlerinin gelirlerden karşılanması gerektiği, davacının sermaye payı dışında borç olarak verdiği paradan düşülmesi söz konusu olamayacağı, şirketin gelirlerinin giderlerini karşılayacak durumda olduğu ve ödemelerinde buradan yapıldığı, davalı …’in hissedar olarak şirkete verilmiş borçtan kural olarak sorumluluğunun bulunmadığı, davacının, davalı …’e borcu ödeyeceğine dair taahhütte bulunduğu konusunda yemin teklif ettiği, davalı … bu yemini eda ettiği ve böyle bir taahhüdünün bulunmadığını bildirdiği, şartları oluşmadığından hissedarın bu borçtan sorumlu olmadığı gerekçesiyle davalı … hakkındaki davanın reddine, 54.900,00 TL alacağın temerrüt tarihinden (01/11/2010) itibaren reeskont faizi ile (avans faizini geçmemek üzere) birlikte davalı tasfiye halinde Ment Tıbbi Cihazlar Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nden alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 08.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.