Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/5147 E. 2014/12078 K. 25.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5147
KARAR NO : 2014/12078
KARAR TARİHİ : 25.06.2014

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/07/2012 tarih ve 2005/474-2012/165 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı …. vekili ile davalılar …, …, …, …, … vekili, … ve …, …, … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi …. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, …. Grubu şirketlerinden olan …. Gazetecilik Matbaacılık ve Yayın San. A.Ş.ye ….’nin 13/02/2004 günlü kararıyla el konulduğunu, Fon Kurulu tarafından görevlendirilen yöneticilerce yapılan inceleme sonunda davacı şirketin sermaye artırım borçalarının ödenmediği halde kayıtlarda ödenmiş gibi gösterildiğini, şirket hakim ortakları, ortaklar, yönetim kurulu üyeleri, denetçiler ve şirket çalışanları olan davalıların sorumlu olduklarını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 21.000,00 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; ıslah dilekçesiyle alacak miktarını 515.000,00 TL’ye çıkarmıştır.
Davalılar ve vekilleri, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı şirket resmi kayıtlarına göre ortak olmayan ve hakim ortak olarak nitelendirilen … ve arkadaşlarının sorumlu olmadığı, şirkette çalışan ve çeşitli görevler üstlenen kişilerin de yapmış oldukları işler nedeniyle apel borcundan sorumlu tutulmalyacakları, şirket yöneticileri ve denetçilerinin görev yaptıkları sırada sermaye artırımı nedeniyle ortakların ödemekle yükümlü oldukları apel borçlarının tahsili için gereken özeni göstermediklerinden TTK.nın 336. maddesi gereğince sorumlu oldukları, apel borcunu ödemeleri durumunda, apel taahhüt eden ortaklardan rücuen tahsil imkanlarının bulunduğu, kayıtlara göre ödenmiş gösterilmiş ise de; kayıtlarda yapılan işlemler fiktif olduğu gerekçesiyle; Yönetim Kurulu ve Denetim Kurulu üyelerinin sorumlu olmaları nedeniyle haklarında açılan davanın kabulüne, diğer davalılar hakkında açılan davanın sabit olmaması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı …. vekili ile davalılar …, …, …, …, … vekili, …. ve …, …, … vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacı …. Gazetecilik Matbaacılık Ve Yay. San. A.Ş.’nin unvanının karar başlığında yanlış gösterilmesi, yine …’ın isminin hükümde … şekilinde yanlış gösterilmesi maddi hata niteliğinde olup mahallinde düzeltilebilecek bulunmasına göre, davalılar …, …, …, …, … vekili, …’nun tüm temyiz itirazlarının, davacı …. vekilinin ise aşağıdaki (2) numaralı bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Bir anonim şirket olan davacı, somut olaya uygulanması gereken mülga 6762 sayılı TTK’nın 269. maddesi uyarınca borçlarından dolayı yalnız mamelekiyle sorumlu bulunup, ortakların sorumluluğu ise taahhüt etmiş oldukları sermaye payları ile sınırlıdır. Yine anılan Kanunun 140. maddesinde her ortağın usulüne uygun tanzim ve imza edilmiş şirket mukavelesiyle koymayı taahhüt ettiği sermayeden dolayı şirkete karşı borçlu olduğu düzenlenmiştir. Anılan maddeler ile ortakların sermaye borçlarını yerine getirme zorunluluğuna ve sermaye borçlarının ortaklardan tahsili usulüne ilişkin olarak çeşitli maddelerdeki (TTK’nın 405 ve devamı maddeleri gibi) düzenlemeler göz önüne alındığında ortaklar şirkete karşı sermaye borcunu ödemekle yükümlü olup, bu yükümlülüklerine uymamaları halinde şirkete tazminat isteme hakkı da tanınmıştır. Borçlarından dolayı üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğu mal varlığı ile sınırlı bulunan anonim şirketlerin bu nedenle de sermayelerinin üçüncü kişiler için bir teminat ve şirketin mali gücünün ölçüsü yönünden de önemli bir gösterge niteliğinde olması nedeniyle şirket sermayesinin ödenmiş olması

üçüncü kişilerin haklarını da etkileyen bir husustur. Öte yandan, bir şirketin devamını sürdürebilmesi ve ticari faaliyette bulunabilmesi için paraya ihtiyacı olduğundan ortakların şirkete karşı olan sermaye borçlarını yerine getirmemelerinin şirketi mutlak şekilde zarara uğrattığının kabulü gerekir. Bu itibarla, ortaklar yönünden şirkete karşı sermaye borcunu ödeme yükümlülüğü mevcut olup anonim şirketin bu şekilde oluşan zararı, en azından ödenmeyen sermaye tutarı kadardır. Yine ödenmeyen ancak ödenmiş gösterilen sermaye borcu sebebiyle mahkemenin kabulünde de olduğu üzere şirket yönetim kurulu üyeleri ile denetim kurulu üyeleri kusursuz olduklarını kanıtlayamamaları halinde sorumlu bulundukları gibi oluşan zarardan eylemleri sebebiyle şirket çalışanlarının da 818 Sayılı Borçlar Kanununun 41. maddesi uyarınca sorumlu tutulmaları gerekir.
Bu durum karşısında, davacı şirketin ortaklarca taahhüt edilen sermaye borcunun henüz ödenmediği, sermaye taahhüdü bulunan ortakların ve ödenmeyen sermaye borçlarının ödenmiş gibi gösterilmesinde şirketteki görevi gereği faaliyette bulunan şirket çalışanlarının eylemleri ve zarar ile olan illiyet bağı da araştırılmak suretiyle ispatlandığı takdirde işbu zarardan sorumluluğunun bulunduğu dikkate alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davacı …. yararına bozulması gerekmiştir.
3- Mahkemenin gerekçeli kararı davalılar …, …, …’a 23/10/2012 günü tebliğ edilmiş ve hüküm HUMK’nın 432. maddesinde yazılı süre geçirildikten sonra 03/01/2013 günü davalılar …, …, … vekili tarafından temyiz edilmiştir. Aynı Yasa’nın 432/4. maddesine göre süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01/06/1990 gün ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay da bu konuda karar verebileceğinden, davalılar …, …, … vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar …, …, …, …, … vekili, …. vekili, ….’nun tüm temyiz itirazlarının, davacı …. vekilinin ise sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte yazılı nedenlerle davacı …. vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı …. yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte yazılı nedenlerle davalılar …, …, … vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, alınmadığı anlaşılan 103,00 TL temyiz başvuru ile 25,20 TL temyiz ilam harcnın davalı …, … ve Tuğçe Şatırdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenler Hasan …, …., …, …, …, …, ….’den ayrı ayrı alınmasına, 25/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.