YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/15721
KARAR NO : 2017/2332
KARAR TARİHİ : 16.03.2017
Çocuk teslimi emrine muhalefet suçundan sanık …’ın, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 341. maddesi uyarınca 6 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair Dikili İcra Ceza Mahkemesinin 15/09/2015 tarihli ve 2015/57 esas, 2015/67 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Dikili Asliye Ceza Mahkemesinin 23/10/2015 tarihli ve 2015/127 değişik iş sayılı kararını müteakip, sanık müdafiinin babanın çocuğu görmek amacıyla başvurmaması nedeniyle tazyik hapsinin düşürülmesi talebinin reddine dair Dikili İcra Ceza Mahkemesinin 10/02/2016 tarihli ve 2015/57 esas, 2015/67 sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın kabulüne, söz konusu kararının kaldırılmasına ve sanık hakkındaki cezanın düşürülmesine ilişkin Dikili Asliye Ceza Mahkemesinin 29/02/2016 tarihli ve 2016/19 değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 16/11/2016 gün ve 94660652 -105-35-11464-2016 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05/12/2016 gün ve KYB.2016-392308 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre,
1-2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 341. maddesinde yer alan, “Çocuk teslimi hakkındaki ilâmın veya ara kararının gereğini yerine getirmeyen veya yerine getirilmesini engelleyen kişinin, lehine hüküm verilmiş kimsenin şikâyeti üzerine, altı aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra ilâmın veya ara kararının gereği yerine getirilirse, kişi tahliye edilir.” şeklindeki düzenleme ve somut olayımızda çocukla şahsi ilişki temin etmek amacıyla 28/01/2015 tarihinde Dikili İcra Dairesi marifetiyle müştekinin yapmış olduğu görüşme talebinin çocuğun ve annesinin evde bulunmadığından gerçekleşmediğine dair anılan İcra Dairesinin 28/01/2015 tarihli tutanağından anlaşılması karşısında, sanığın üzerine atılı suçun gerçekleşmiş kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde,
2-5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 271/4. maddesinde, “Merciin, itiraz üzerine verdiği kararları kesindir; ancak ilk defa merci tarafından verilen tutuklama kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir.” şeklindeki düzenleme ve söz konusu tazyik hapsi kararına yönelik sanık müdafii tarafından yapılan itirazın, mercii Dikili Asliye Ceza Mahkemesinin 23/10/2015 tarihli ve 2015/127 değişik iş sayılı kararı ile reddine karar verilmesi karşısında, itiraz konusunda karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar vermesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinde,
İsabet görülmediği gerekçesiyle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, Dikili Asliye Ceza Mahkemesinin 29/02/2016 tarihli ve 2016/19 değişik iş sayılı kararının CMK’nın 309/4-c maddesi uyarınca aleyhe sonuç doğurmamak üzere BOZULMASINA,16/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.