YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/1149
KARAR NO : 2017/2171
KARAR TARİHİ : 13.03.2017
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5809 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Beraat
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-) Sanıklara yükletilen 5809 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan zarar görmesi nedeniyle davaya katılma ve duruşmadan haberdar edilme hakkı bulunan ancak duruşmaya çağrılmayan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun duruşmalara çağrılması, şartlarının ve talebinin olması halinde katılmasına karar verilmesi gerekirken, davadan haberdar edilmemesi,
2-) Suça konu abonelik sözleşmesinin hangi bayi tarafından yapıldığının tespiti için ilgili operatörden dosyaya gönderilen yazı cevabında; suça konu sözleşmenin, “… Telekom… A.Ş.’ye bağlı … Telekom … Ltd. Şti.” tarafından yapıldığı, yetkilisinin … olduğu cevabı verildiği, adı geçen sözleşme üzerinde; sadece satış yetkilisi olarak “Saydam Telekom..A.Ş.” şirketinin kaşesi bulunduğu anlaşılmakla,
Sanık …’ın, 5809 sayılı Kanun kapsamında “…işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi…” sıfatı taşıyıp taşımadığının, ilgili operatörden ve ticaret sicil memurluğundan sorulmak suretiyle tespit edildikten sonra; 5809 sayılı Kanun’un 56/4. maddesinde unsurları yazılı “…kişinin bilgisi veya rızası dışında; abonelik tesisi veya işlemi, elektronik kimlik bilgisini haiz cihaz kayıt işlemi, yapmak ve yaptırmak veya bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlemek, usule uygun düzenlenen bir evrakta değişiklik yapmak veya kullanmak…” seçimlik hareketlerinden herhangi birini müstakilen veya müştereken işleyip işlemediğinin yeterince araştırılarak, abonelik sözleşmesini yapmaya yetkili ve sorumlu kişinin sanık olması halinde mahkumiyetine karar verilmesi, aksi halde belirtilen fiilleri gerçekleştirdiği tespit edilen yetkili ve sorumlu kişiler hakkında suç duyurusunda bulunması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve katılanın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine 13.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.