Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/1431 E. 2014/8901 K. 09.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/1431
KARAR NO : 2014/8901
KARAR TARİHİ : 09.05.2014

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09.07.2012 tarih ve 2011/550-2012/167 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili ile davalı banka ve borcu üstlenen … vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 09.05.2014 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. …, davalılardan … vekili Av. … ve … Bank A.Ş. vekili Av…. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin … … Şubesi’nde bulunan mevduatlarını, banka çalışanlarının yönlendirmesi ile off-shore hesabına aktardıklarını, daha sonra …’a … tarafından el konulduğunu ve davalı banka ile birleştirildiğini, davalı bankanın bankalara olan güveni kötüye kullanarak ve off-shore bankası ile arasındaki organik ve fiili ilişkiden yaralanarak müvekkillerinin mevduatının off-shore hesabına aktarılmasını sağladığı ve bu şekilde müvekkillerini zarara uğrattığını, toplanan paranın usulsüz krediler verilmek suretiyle tüketildiğini, yapılan işlemin haksız fiil teşkil ettiğini, ayrıca tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisi uyarınca da bankanın sorumluluğunun bulunduğunu, banka yöneticlerinin bu eylemleri nedeniyle haklarında ceza davası açıldığını, bugüne kadar parasını tahsil edemeyen müvekkillerinin alacaklarını off-shore bankasından tahsil etmelerinin de mümkün bulunmadığını ileri sürerek, 37.322,63 TL’nin davalıdan tahsiline, alacağa vade tarihinden itibaren yıllık akdi faizden az olmamak kaydıyla temerrüt faizi işletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka ve borcu üstlenen … vekili, …bankası ile farklı tüzel kişiliğe sahip bulunan müvekkili bankaya husumet yöneltilemeyeceğini, aciz vesikasının alınmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, davacıların daha fazla faiz getirisi elde etmek için paralarını off-shore hesabında değerlendirdiklerini, müvekkili bankanın vekalet görevini yerine getirdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların davaya bankaya yatırdıkları paranın off-shore hesabına aktarıldığı, ancak ceza mahkemesinde alınan raporla da sabit olduğu üzere mudilerden toplanan paranın aslında off-shore bankasına gönderilmediği, …’ın merkez şubesindeki … hesabında tutulduğu ve …’ın hakim ortaklarının şirketlerine usulsüz krediler verilmek suretiyle tüketildiği, hesap sahiplerini kandırarak paralarını off-shore hesabına aktaran davalı bankanın davacının zararından sorumlu olduğu, ancak …’nin yaptığı sözleşme ile dava konusu borcu üstlendiği, davalı tarafın zamanaşımı ve husumet itirazlarının da yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 37.322,63 TL’nin vade sonuna kadar akdi faizi, bu tarihten itibaren ise vadesiz mevduat faizi ile birlikte borcu üstlenen …’den tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili ile davalı banka ve borcu üstlenen … vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının sorumluluğunun BK’nın 41, 55 ve …’nın 336. maddelerinden kaynaklanmasına, davacının zararının parasını off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren doğması nedeniyle zamanaşımı süresinin bu tarihten başlayacak olmasına göre davalı banka ve borcu üstlenen … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Ancak, taraflar arasında akdi ilişki olmadığından mahkemece hüküm altına alınan miktarın … bank hesabına yatırıldığı andan itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken, vade sonuna kadar off shore hesap cüzdanında belirtilen faiz oranının uygulanmasına ve sonrasında ise vadesiz mevduat faizinin işletilmesine karar verilmesi doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönden düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı banka ve borcu üstlenen … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … Bank A.Ş. ve borcu üstlenen … vekili ile davacılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının 2 ve 3 nolu bentlerinin hükümden çıkarılmasına, yerine “Hükmolunan miktara, hesabın açılış tarihi olan 15.12.1999 tarihinden tahsil tarihine kadar değişen oranlarda avans faizi işletilmesine” cümlesinin yazılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekli ile taraflar yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin herbir yandan alınarak yek diğerine verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davacılara iadesine, 09.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.