YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12894
KARAR NO : 2014/2248
KARAR TARİHİ : 10.02.2014
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.03.2013 tarih ve 2012/30-2013/58 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili,müvekkilinin “…” ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “… … FIRIN+şekil” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı …’ne başvuruda bulunduğunu, 2009/63451 kod numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itiraz yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak … tarafından reddedildiğini, oysa davalı başvurusunun tescili halinde müvekkili markasının ayırt ediciliğine ve itibarına zarar vereceğini, dava konusu markaların aynı olduğunu,işletmeler arasında idari-ekonomik bağlantı olduğu ya da seri markası gibi algılanacağını bu nedenle davaya konu kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek, 2011-M-4637 sayılı … kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … Enstitüsü vekili;davalı başvuru ile davacı markaları arasında benzerlik bulunmadığını, karıştırılma ihtimalinden de söz edilemeyeceğini, dava konusu markaların ortak ibaresinin “saray” olduğunu, dava konusu başvuruda yer alan ibarelerin tek başına algılanmadıklarını, “simit sarayı fırın” ibaresinin bütün olarak algılandığını, kullanım olarak tüketici kitlesinde bütün olarak algılandığın, … kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili; müvekkili şirket tarafından tescili talep edilen “…+şekil” ibaresinin davacının iddialarının aksine, davacıya ait markalardan farklı olduğunu, karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, haksız yarar sağlanacağı ve markanın itibarına zarar vereceği savlarının da dayanaksız olduğunu, esasen “…” ifadesinin …’de 2002/30240 sayı ile müvekkili adına marka olarak tescilli olup 2002’den beri kullanıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia,savunma,bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;davalının “…+şekil” ibareli başvurusunun davacıya ait asıl veya tek unsuru “…” olan markaları ve aynı ibareyi taşıyan tasarımları ve fiili kullanımları ile okunuş, görünüm ve kavramsal olarak benzer olmadığı aynı şekilde davacıya ait 130897 sayılı “…-Simitli Kraker” markasında da “Simitli Kraker” ifadesinin markanın kullanılacağı ve tescil kapsamındaki “kraker” emtiasının bir türü olduğu ve nitelik belirttiği dolayısıyla bu markada da ayırt edici asıl unsurun “…” ibaresi olduğu, kavramsal, işitsel, görsel ve genel izlenim olarak davacı markaları ile karıştırılma ihtimali bulunmadığı; bağlantı kurulması suretiyle bir karıştırma riskinden de söz edilemeyeceği, bu yönüyle de … kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 10.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.