Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/6153 E. 2014/12222 K. 26.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6153
KARAR NO : 2014/12222
KARAR TARİHİ : 26.06.2014

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada…Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/02/2014 tarih ve 2013/118-2014/48 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı TPE vekili ve davalı … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 1940’lı yıllardan buyana … tanıtım işaretiyle ticari faaliyette bulunan müvekkili şirketin … ibareli 35.sınıf hizmetleri içeren 2008/14998; ŞARK HALI ibareli 35.sınıf hizmetleri içeren 2007/29455 sayılı markaların sahibi olduğunu, bunun yanında müvekkilinin “… şekil” ibare ve biçimli, 27.sınıftaki halılar, otomobil halıları, paspaslar, kilimler ve yolluklar ürünlerini içeren 11.07.2007/781 sayılı marka tescil başvurusunun da sahibi olduğunu, anılan başvurunun TPE YİDK’nın 2008/M-414 sayılı kararıyla ayırt edici olmadığı gerekçesiyle reddedildiğini, ret kararının iptali istemiyle … Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nde iptal davası açıldığını, yapılan yargılama sonunda tesis olunan 23.12.2008 gün ve E.2008/111, K.2008/345 sayılı kararla başvuru konusu “… şekil” ibare ve biçimli başvuru konusu işaretin 27. sınıf ürünler için ayırt edici olduğu, özellikle uzun zamanlı kullanımla ayırt ediciliğinin güçlü bir seviyeye ulaştığı ve işaretin başvurucu işletmeye bağlandığı ifade edilerek davanın kabul edildiğini ve YİDK kararının iptaline karar verildiğini, anılan kararın Yargıtay 11.Hukuk Dairesi’nin 22.04.2011 gün ve E.2009/9265; K.2011/1990 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiğini, başvurunun halen hükmünü sürdürmekte olduğunu, anılan işaret üzerinde müvekkilinin hak sahibi olduğunu, buna karşın davalının 17.07.2008 tarihinde “şark halı şekil” ibare ve biçimli, 27. sınıftaki Halılar, kilimler, yolluklar, seccadeler. Muşambalar, yapay çimen, döşemelik mantarlı muşamba (linoleum). Spor amaçlı minderler. Tekstilden olmayan duvar kaplamaları, duvar kağıtları ürünlerini içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, 2008/42657 kod numarası verilen başvurunun Resmî Marka Bülteni’nde ilân olunduğunu, bunun üzerine başvurunun reddi istemi ile itirazda bulunduklarını, itirazlarının nihai olarak YİDK tarafından 2012/M-4263 sayılı kararla reddedildiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, …. ibareli tanıtım işaretini 27. sınıf ürünler bakımından

kullanım önceliğinin müvekkiline ait olduğunu, müvekkilinin öncelik hakkına sahip olan başvurusunun konusu olan “… şekil” ibare ve biçimli işaret ile davalıya ait …. ibare ve biçimli işaretin görsel, sescil ve kavramsal olarak bıraktıkları umumi intibanın aynı olduğunu, başvurunun tescilinin müvekkilinin “… şekil” esas ve ayırt edici unsurlu markaları ile iltibasa sebebiyet vereceğini ifade ederek, YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, her iki tarafın markalarının birlikte eş zamanlı kullanımları karşısında her birinin tescilinin mümkün olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Mehmet Eman davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, iltibas yaratan iki markanın birlikte tescili mümkün olmadığı, davacının 11.01.2007 tarihli başvurusundan sonra, davalı müddet olan markasının aynısının tescili için 17.07.2008 tarihinde 2008/42657 sayılı “şark halı şekil” ibare ve biçimli 27.sınıf ürünleri içeren marka tescil başvurusunda bulunduğu, davalının bu marka tescil başvurusuna karşı davacı, gerçek hak sahipliği ve 2007/781 sayılı marka tescil başvurusuna dayanarak itirazda bulunmuş olduğu, davacının gerçek ve öncelikli hak sahibi olduğu gerekçesiyle, davanın Kabulüne, TPE YİDK’nın 2012/M-4263 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı TPE vekili ve davalı … vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı TPE vekili ve … vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 26/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.