YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/16262
KARAR NO : 2014/5118
KARAR TARİHİ : 17.03.2014
Taraflar arasında görülen davada verilen 09.07.2013 tarih ve 2011/351-2013/195 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalının aralarında imzaladıkları fason üretim sözleşmesine istinaden, davalının sofrada öğütme tuzu ürün markası için müvekkilinin gıda üretim belgesi alarak fason üretime başladığını, kısa bir süre sonra davalının, müvekkili şirkete verdiği siparişleri almayarak dava dışı firmasına fason olarak üretim yaptırdığını, üretilen malların ambalajlarının üzerine ise ” adresinde faaliyet gösteren adına …. tarafından uygun olarak üretilmiştir.” ifadesini koyarak davacı şirketin adını üretici firma olarak göstermeye devam ettiğini, söz konusu ürünler için üretim izni ve adının yer aldığı şirketin davacı şirket olmasına karşılık davalı yanın herhangi bir üretim izni olmadan davacı şirketin adını kullanarak haksız rekabet yaptığını ve müvekkilini zarara uğrattığını ileri sürerek, davalının haksız rekabetinin önlenmesi ile şimdilik 15.000 TL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin kendi tescilli markası ile davacı ve benzer üreticilere muhtelif imalat yaptırdığını ve pazarladığını, davalı şirketin taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı hiçbir davranışının olmadığını, müvekkilinin davacı şirketin adını hiçbir yerde kullanmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı tarafça, davalının, dava dışı firmasına kendi üretim belgesi ile tuz ürettirdiği iddia edilmiş ise de, buna delil olarak dosyaya sadece 14.01.2011 tarihli davalı şirketten almış olduğu fişi göstermiş olup, bu fişte alınan ürünün tekstil olarak gözüktüğü, bunun dışında davacının, davalının dava dışı anılan firmaya ürettirdiği iddia edilen tuzla ilgili herhangi bir numune sunmadığı gibi davalı taraf defterlerinin incelenmesinde, her ne kadar dava dışı şirket tarafından davalıya tuz satışının yapıldığı anlaşılmakta ise de, satışı yapılan bu tuzlarda davacının üretim izin belgesinin kullanıldığı yönünde de bir delil ya da tespitin
…/…
-2-
dosyaya sunulmadığı, davacının iddialarını ispatlayamadığı, kaldı ki bir an için davacıya ait üretim izin belgesinin dava dışı Fidas firması tarafından üretilen tuzlarda kullanıldığı var sayılsa dahi bir haksız rekabet var ise bunun muhatabının dava olduğu, bu yönü itibari ile de davanın reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 17.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.